Ana içeriğe atla

Goller-Golcüler

2009-10 sezonunda 24 hafta geride kalırken, Adana Demirspor'un gollerinin dağılımı şu şekilde:

Tayfun (15) /[Geçen yıl Tarsus İ.Y. formasıyla şubat ayı sonunda 18, toplamda 30 gol]
Ceyhun (5)
Aydın (4)/[Geçen yıl Van Bld. formasıyla şubat ayı sonunda 7, toplamda 10 gol]
Alper (4)
Cem (3)
Cihan Ünal (2)
Alican (2)
Onur Güney (2)
Süleyman (2)
Burak (2)
Gökhan Kula (1)

Yorumlar

mustava dedi ki…
federasyonun sitesindeki puan durumunda 43 gol attığımız yazıyor, buradakileri toplayınca 41 oluyor. bu durumda 2 golu rakipler kendi kalelerine atmışlar diyebilir miyiz? rakibin kendi kalesine gol attığı bir maç aklıma gelmedi ilk anda.

ayrıca geçen gün diski maçlarına bakarken o maçta federasyon kayıtlarına göre onur güney'in 6-0'lık maçta 2 golü olduğunu görmüştüm. verilerinizde güncelleme gerekebilir sevgili DE.
yavuzy dedi ki…
Onur Güney'i düzelttim. Deplasmanda, seyircisiz oynanan maçta Malatyaspor'lu Mustafa Sert, bizim adımıza fileleri havalandırdı. Böylece 43 etti.
Engin KIZILOK dedi ki…
Dün bu yazıyı okurken acaba Tayfun ÖZKAN bizde de Şubat sonunda 18 sezon sonunda 30 yapamazmı diye bir an düşündüm, bugün Kral Şubat ayı sonu itibariyle 18'i buldu darısı 30'a.
Adsız dedi ki…
Keşke hep DİSKİ ile oynasak, Tayfun 120 golü bulur sezon sonuna kadar :)

Ziya

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.