Ana içeriğe atla

Ergun Bey, Sizler de Bir Varsınız Bir Yoksunuz...

Takım kayyuma gitmek üzereyken yoksunuz...
Transfer dönemi gelir varsınız...

Belediye Başkanlarına baskı yaparken varsınız...
Aytaç Durak'a baskı yaparken yoksunuz...

Cem ve Alper transfer edilirken varsınız...
Gençlerin oynatılması hususunda yoksunuz...

Forma reklamımız yok, yeterince yoksunuz...
Rakip takım prim dağıtır, varsınız...

Söyleyin Allah aşkına Ergun Bey ve paralel basını...
Siz var mısınız, yok musunuz?

Konu Bekir Çınar yönetiminin devam edip etmeyeceği... Devam edecekseniz açıklayın, etmeyecekseniz onu da sebepleriyle açıklayın diyorsunuz. Ne kadar çabuk ön planda olursanız o kadar çabuk yıpratılırsınız... Bu nedenle kongre gününe kadar kendi çalışmalarınızı yapın Bekir Bey, kongre günü açıklarsınız ne yapacağınızı... Acele işe şeytan karışırmış...

Üstelik Adana Demirspor modern camiadır... Bekir Bey de her defasında bunu dile getirir. Takıma yönetici olmak isteyen kimseye kapıyı kapatmamıştır. Bu kapıyı sadece Bekir Bey değil, sayın Mehmet Gökoğlu, sayın Mustafa Tuncel, sayın Adem Atılgan da hep açık tutmuştur. Şimdi aday olmak isteyen varsa çıkıp söyleyebilir, söylemek istemiyorsa Bekir Beyle durumunu paylaşabilir. Çekinilecek hiçbir şey yoktur. Bekir Bey, Aytaç Durak değildir ki; icazet alınsın, modern camialarda kongre üyesi olan herkes başkan olabilir ve bunun için kimseye yol açma zorunluluğu yoktur...

Bekir Bey, siz siz olun, sükunetten insana zarar gelmez, kongre günü gelsin öyle konuşursunuz. Bir burda, bir kapı arkasında (süpürge), bir var bir yok, BUNLARA GEREK YOK!!!

Saygılarımla arz ederim efenim...

Yorumlar

Yergökmavi dedi ki…
Klübün sorununu doğru tesbit etmek gerekir.Ne yazıkki eski yöneticilerin klübe koyduğu temlikler ve paralarını alabilmek amacıyla yönetime baskı yapmaları sistemi işleyemez hale getirmektedir..Klübün yaşaması için dahi bir damla geliri fazla gören gözünü para bürümüş ve klübe kene gibi yapışmış bu insanlar var olduğu sürece biz 15 yıl daha bekleriz..Basın önünde takımını severmiş gibi poz verenler binlerce insanın mutluluğunu ve umutlarını yok etmektedir.
Bugün Bekir Çınar yarın bir başkası,hiçbir şey değişmeyecek.
Nasıl ileri gidebiliriz?
1-Paralı bir vatandaş gelecek ve hepsini klüpten çıkaracak.Bütün herşeye göğüs gerecek.
2-Temlik koyanlar alacaklarını erteleyecek veya bir kısmından vazgeçecek..Klüp nefes alacak,futbolculara paraları verilecek ve yeni transferler yapılacak..
Futbolcuları,yönetimleri,onu bunu eleştirmek hiçbir sorunu çözmeyecek.
Kene gibi yapışmış mantaliteleri ve dini imanı para olan bu zavallılar bu klüpte var olduğu sürece bu takımın başarılı olabileceğine inanmıyorum..
Her tarafımızı zapt etmişler sadece yaşamak için nefes alabiliyoruz..
İçimdeki isyan o kadar büyükki..Lanet okumak bile yetersiz geliyor...
Adsız dedi ki…
ya biri çıkıp ta kimin ne alacağı var yada arkamızdan şu dolapları çeviriyorlar vs... biri açıklasın artık hepimiz bilelim. kim bu keneler? her kez ortaya bir laf atıyor ama ortada isim yok.
Yalnız ben mehmet gökoğluna metin yıldız olayını yakıştıramadım , o adama o kadar para verilir mi? o parayı sen cebinden ver gökoğlu. ayıp ya daha kongre üyesi bile olmamışın.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ