Ana içeriğe atla

Kış Kış! Haydi Başka Kapıya!

Etimesgut Şekerspor'da tutunamamasının ardından Konya Şekerspor'da disiplinsiz davranışları nedeniyle kadro dışı bırakılan Özgür Nasuh efendi, en son bu haftasonu Alanya maçımızda tribünlerimizde görüldü!!! Taraftarın son derece yerinde sözlü tepkisine maruz kalan Özgür Nasuh efendi, maç sona ermeden topukları kalçasına vura vura kaçtı!

Bu taraftar seni bağrına basmıştı Özgür Nasuh efendi, en kötü gününde bile yanında olmuştu. Sen, bu taraftara sadece kötü futbol / sportif başarısızlık vermedin. Sorun bu olsaydı bugün durum bambaşka olurdu. Sen, kötü futbolun ötesinde, Demirspor ruhuna aykırı tüm davranışları bünyende barındırdın. Nerede bir pis koku duyduysak altından sen çıktın. Hiçbir şekilde o kutsal formaya yakışmadın, yakışmayacaksın!

Döndün dolaştın, gene soluğu bizim kulübümüzde aldın di mi? Hadi Özgür Nasuh efendi, hadi, yemezler artık! Kış! kış! Başka kapıya! Gittin, hayırlara vesile oldu, gittiğin her neresiyse orda kal, dönme bir daha!

(Bu adamı da eğer ki maça davet eden olduysa, eğer ki herhangi bir transfer için yeltenen varsa onun Demirsporluluğundan çok ciddi şüphe ederim! Olmaz olsun öyle Demirsporlu!)

Yorumlar

Adsız dedi ki…
sevmiyorum bu tarz topçuları...güzel hareket olmuş...tebrikler...
resul_ads dedi ki…
yallah özgür yallaaahhh,kış kış nasuh kış kış

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ