Ana içeriğe atla

Dünyanın Tüm Demirsporları-2

İngiltere'den başlamıştık, Çin parantezini saymazsak, Ada'dan devam edelim. Tren taşımacılığının ve lokomotif sektörünün geliştiği bir ülke olduğu için, bir çok takım demiryolu kökenli olabiliyor; ona daha sonra değinebiliriz ama biz adında Railway kullananlara öncelik tanıyoruz. Haklarında çok detay bilgi bulamadığım için (malum, hepsi amatör küme takımı), 3 takımı birden tek yazıda topluyorum; buyrunuz:

Horwich Railway Mechanics Institute, 1896’da kuruluyor. RMI olarak biliniyor. Horwich, lokomotif endüstrisinin geliştiği bir kent-daha doğrusu bir mahalle. Aynı yörenin diğer takımı ise şimdilerde pek ünlü: Komşu mahalle Newton Heath’te kurulan Manchester United!



Bizim takımın ise garip bir hikayesi var. Çeşitli alt-liglerde oynayan Horwich Demirspor, 1995’te takıma bir atılım kazandırmak umuduyla, sahalarını altı-yedi mil güneydeki Leigh’e taşıyor. Bu dramatik geçiş seyirci sayısını önemli derecede azaltıyor. Çünkü Horwich futbolsever bir mekanken Leigh’te rugbyseverler yoğunlukta... Horwich yakınlarında bulunan takımların -Bolton Wanderers, Wigan Athletic, Manchester City ve United- etkisiyle Horwich Demirspor yalnız bırakılıyor. Leighlilerinde Horwichli bir takımı kabullenmemeleri neticesinde bir isim değişikliğine gidiliyor. Tamamı koltuklu 10bin kişilik (evet amatörde 10bin!) yeni stadlarıyla adlarını Leigh RMI olarak değiştiriyorlar.

Leigh Demirspor’un en ilginç özelliği ise, Manchester United taraftarlarının kulübün Amerikan işadamı Glazer’a satılmasının ardından kendi imkanlarıyla kurdukları FC United of Manchester ile oynayan ilk takım olması (16 Temmuz 2005). Bu dostluk maçı 0-0 bitiyor.



Ekipler bir süre birleşme görüşmeleri yapıyor ancak sonra vazgeçiyorlar. Bu davranışın, Glazer olayının ardından, bir takımın diğerini ele geçirmesine verilen tepki açısından ikiyüzlülük olacağını düşünüp kendi yollarında kalıyorlar. (Amatör liglerdeki camia sevgisine bakın hele, bir de bizim birleşme sevdalılarımıza!)



Takımın ad değişikliğinden sonra en büyük başarısı, 16 yıl sonra (Horwich’teyken 1929 ve 1982’de Fa Cup’ta görünüyorlar) 3 ön-eleme geçip Fa Cup’ın birinci turunda boy göstermesi oluyor. Bu turda Fulham’la karşılaşan Leigh Demirspor deplasmanda ilk maçta 1-1 berabere kalarak şansını ikinci maça taşıyor.

Fulham maçındaki gol sevinci:


Bu maçta Leigh’in 38 yaşındaki kalecisi David “balina” Felgate müthiş bir performans gösteriyor hatta Fulham menajeri Kevin Keegan “gördüğüm en iyi performans” açıklamasını yapıyor.

İşte o kaleci:


İkinci maç Leigh’in sahasında (Hilton Hill), kulüp tarihinin en kalabalık seyircisi önünde (7125 kişi) oynanıyor. Sky Sports’tan da yayınlanan maçı Leigh 2-0 kaybediyor ve bu rüya son buluyor.

Leigh Demirspor’un ikinci FA Cup macerası, 2000-01’deki şampiyonluklarının ardından 2002’de bir ön eleme ile yükseldikleri birinci turda Milwall ile karşılaşması… Bu maç Leigh’in stadında oynanacakken, polis tavsiyesiyle maç (kalabalık seyircinin izdihamı korkusu olabilir mi?) Milwall’un stadına alınıyor ve bizimkiler maçı 3-0 kaybediyor. Takım 2004-05’te de birinci tura çıkıyor bu kez de Cambridge City’e eleniyor. 2007-08’te ise ikinci ön-elemede, bizim diğer takım Harrogate Demirspor’a eleniyorlar.

2008 yeni bir isim değişikliğine yol tanık oluyor, bu kez daha üzücü… Takımın adı, “yeni bir başlangıç” sloganıyla Leigh Genesis oluyor ve Railway adı düşüyor. Bu adla Harrogate Demirspor’u 2008-09 sezonunun ilk FA Cup ön elemesinde 1-0’la geçiyorlar. Lakapları The Leythers. Kulüp geçenlerde Buxton maçına bedava otobüs kaldırmış! http://www.thefootballnetwork.net/main/s195/st142904.htm

Tezahüratlardan biri şöyle: “Saturday Night At the Movies; Tuesday night at the movies, who cares what picture we see? 'cos we're shouting and we're singing and we've all come following Leigh, following Leigh” (Cumartesi gece sinema, Salı gece sinema ama gördüklerim kimin umrunda? Çünkü bağırıyoruz Leigh’in arkasında, koşuyoruz Leigh’in arkasında-Kafiye için serbest çeviri kabülünüzdür sanırım!)
-
Darlington Railway Athletic, 1919’da kurulmuş. Darlington RA olarak biliniyorlar ve kentin diğer takımı Darlington FC’yi sevmiyorlar! Renkleri kırmızı-beyaz, lakapları RA veya Railwaymen. Tarihlerinde herhangi bir başarısı olduğu söylenemez. 2005’te Wearside Futbol Ligi’ni kazanmışlar. Halen, İngiltere’de Kuzey Ligi’nin ikinci kümesindeler. Garip bir şekilde, websitelerinin kulüp tarihi sayfası da bomboş. Taraftarlarının ise, amatör küme standartlarına göre ün yapmış olduğu söyleniyor... (Bu arada bu takımların her maçını 25-30 kişilik sıkı grupların takip ettiğini söyleyelim.)




Darlington kenti, tam bir tren merkezi. Dünyadaki ilk buharlı tren yolculuğu Stockton-Darlington Demiryolu'nda 1825’te yapılmış. Yine ünlü bir Demiryolu Merkezi ve Müzesi var, Head of Steam (Buhar Başı) diye biliniyor. Böyle bir geçmişe sahip olunca, kent lokomotif üretimi konusunda sanayileşmiş…

http://www.darlingtonra.co.uk

http://en.wikipedia.org/wiki/Darlington

-

Lincoln Moorlands Railway FC ise, çok yeni bir kulüp; 2007’de Lincoln Moorland (1989) ile Lincoln Railway FC’nin birleşmesi ile kuruluyor. Bu konuda kayda değer tek nokta, kentin, 1848’de inşa edilmiş bir tren istasyonu bulunması.



Bu ekiplerin hepsinin kadın takımlarına da sahip olduğunu belirtmek lazım.

Yorumlar

serdanka dedi ki…
Şevkle takip ediyorum bu yazıları, eline sağlık DE :)
mustava dedi ki…
Kaleminize sağlık DE. Bana da bir yazı yazmak farz oldu böylece. Ben de Almanya'ya uzanacağım yakında.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Yeni Sezon Başlıyor

2020-2021 sezonu bizim için bugün başlıyor. Geçen sezon hem alışık olduğumuz hem alışmaktan bıktığımız duyguları yaşadık. Son haftalarda yükselen ivmeyle ilk ikiye girip, beklenmedik bir beraberlikle play-offa kalmamız, sonra finale çıkıp yine son anda hayalkırıklığına düştüğümüz, umutlanıp kahrolduğumuz günler... 2008'ten beri yazdığımız bu blogta, başarıdan ziyade hep üzüntülerden bahsettik. Başarıya gidecek yolun kendimizce güzergahını anlatmaya çalışarak... Yıllar önce çok az kişinin dillendirdiği o noktalar, neredeyse şimdi herkesin fikir birliği ettiği konular oldu. Ama buna rağmen başarı gelmeyince de artık sinirler iyice geriliyor.  Sezon sonunda TFF'nin garabet kararları ile yine tartışmalı günler geçirdik. Düşmenin kaldırılması saçmalığıyla 21 takımlı hale gelen Süper Lig'e play-off finalisti Demirspor alınmalı mıydı? 3. tamamladığımız lig performansı, ligin en çok gol atan takımı olmak, penaltılarla kaybettiğimiz play-off finali gibi  pek çok nesnel gösterge, ill