Ana içeriğe atla

Binlik bir yap-boz'un bininci parçası....

Blogun 1,000. yazısını geride bıraktık, taslakları, henüz yayınlanmadan bekleyenleri hesap edersek aşağı yukarı Mustava'nın 23 Nisan yazısına denk geliyor 1000. Disconnectus Erectus'un yazıya bıraktığı yorumda olduğu gibi, bunun böyle olması da apayrı bir anlamlı olmuş, çok güzel denk gelmiş...

1 seneyi aşkın süredir "yayın" yapıyoruz. İyi günlerimiz de oldu, kötüleri de. 1,000.yazı itibariyle dönüp bakınca, bir şeyler oluşturabildiğimizi hissediyorum. Bu hissiyatımda en büyük etken blogu paylaştığım tüm yazar arkadaşlarım ve okurlarımız...Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum...

"İlk anda birbirinden kopuk mu görünüyor acaba?" endişesi taşımadan; temeline Adana Demirspor'u oturtmuş, a-politik olmayı reddederek siyasete değinen, kadınlarla erkeklerin eşit olduğunu haykıran, tüm kulüplere ve taraftarlarına saygıyla yaklaşan, biz olmaya gayret eden, dünyanın neresinde olursa olsun başta Adana Demirspor taraftarları olmak üzere her kesimden insanın düşüncelerini açıklayabileceği bir demokratik platform olma iddasını taşıyan bir blog olduğumuza, olmaya çalıştığımıza ve hep çalışacağımıza inanıyorum...

1,000 yazının her biri, bir yapbozun parçaları gibi görünüyor şimdi gözüme. Güzel birleştirmişiz o yapbozu, o 1,000 parçadan masmavi bir tablo çıkarabilmişiz...Emeği geçen herkesin ellerine sağlık, nice 1,000lere Ankara Tayfası!

Yorumlar

Hüseyin A. dedi ki…
nice 1000lere Tayfa..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Adana Demirspor: 3 - Sivasspor: 0

Geçen sezonun tersine bu yıl süper bir başlangıç yaptık; üçer gollü, iki de iki. Geçen sezon Giresun'a karşı deplasmanda, Sivas'a da içeride can sıkıntısı yenilgiler almıştık. Onları da düşününce ayrı bir güzellik oldu... Böylece ilk kez Süper Lig'e iki galibiyetle başlamış olduk. Pazartesi maçlarıyla kesinleşecek olsa da yine ilk kez Süper Lig'te birinci sırayı gördük.  Takım cumartesi akşamı makine gibi çalıştı. Oyunu sürklase etti. Genelde sezon başı klişelerinden olan "henüz takım oturmadı/hazır değiliz" mazereti bu sene bize uğramamış oldu. Aynı teknik adam ve tamamen değişmemiş kadronun bunda payı büyük. Vargas'ın yokluğunda 11'e yerleşen Belhanda şansını iyi kullanıyor. Onyekuru-Akintola ile desteklenmiş hücum hattı iyi işliyor. Genelde maçlarda gol yeriz ama bu kez rakibe kaleyi kapattık, o açıdan da iyi bir performans oldu.  Geçen sezondaki çıtayı yukarı taşımak için mücadeleye devam!

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir