Ana içeriğe atla

Binlik bir yap-boz'un bininci parçası....

Blogun 1,000. yazısını geride bıraktık, taslakları, henüz yayınlanmadan bekleyenleri hesap edersek aşağı yukarı Mustava'nın 23 Nisan yazısına denk geliyor 1000. Disconnectus Erectus'un yazıya bıraktığı yorumda olduğu gibi, bunun böyle olması da apayrı bir anlamlı olmuş, çok güzel denk gelmiş...

1 seneyi aşkın süredir "yayın" yapıyoruz. İyi günlerimiz de oldu, kötüleri de. 1,000.yazı itibariyle dönüp bakınca, bir şeyler oluşturabildiğimizi hissediyorum. Bu hissiyatımda en büyük etken blogu paylaştığım tüm yazar arkadaşlarım ve okurlarımız...Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum...

"İlk anda birbirinden kopuk mu görünüyor acaba?" endişesi taşımadan; temeline Adana Demirspor'u oturtmuş, a-politik olmayı reddederek siyasete değinen, kadınlarla erkeklerin eşit olduğunu haykıran, tüm kulüplere ve taraftarlarına saygıyla yaklaşan, biz olmaya gayret eden, dünyanın neresinde olursa olsun başta Adana Demirspor taraftarları olmak üzere her kesimden insanın düşüncelerini açıklayabileceği bir demokratik platform olma iddasını taşıyan bir blog olduğumuza, olmaya çalıştığımıza ve hep çalışacağımıza inanıyorum...

1,000 yazının her biri, bir yapbozun parçaları gibi görünüyor şimdi gözüme. Güzel birleştirmişiz o yapbozu, o 1,000 parçadan masmavi bir tablo çıkarabilmişiz...Emeği geçen herkesin ellerine sağlık, nice 1,000lere Ankara Tayfası!

Yorumlar

Hüseyin A. dedi ki…
nice 1000lere Tayfa..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!