Ana içeriğe atla

Tarihte Adana Demirspor -3- (23.10.1982)

Geçmişimizi bilmenin önemine bu blogta mümkün olduğunca vurgu yapıyoruz. Nerelerden nerelere geldiğimizi görmemiz, bizlere, aslında nerelerde olmamız ve hedeflerimizi nerelere yönlendirmemiz gerektiğini en iyi şekilde gösterecektir. Blogumuzda her Salı günü temin edebildiğimiz ölçüde arşiv kayıtlarını sizlerle paylaşmak suretiyle geçmişimize uzanacağız ve bu camiayı yönetenler ile futbolculara diyeceğiz ki;

Bize dünümüzü getirin, size yarınlarımızı verelim.
-------------------------------------------------------------------------------
Boğazımızın düğümlendiği, içimizin sıkıldığı son dönemlerde içimde hep bir ideali yaşatıyorum. Bir gün bu zaferleri çocuğumla birlikte göreceğim. Çocuğumla olmasa torunumla göreceğim. Güzel günler görmezsem gözüm açık giderim. Bana böyle bir geçmişi verdiğin için teşekkürler Şimşeğim.

Bu hafta 1982-1983 sezonuna kaldığımız yerden devam ediyoruz. Dize getirdiğimiz bir diğer rakip Kocaelispor.
Haberin ayrıntılarını çok net okunamadığı için aktarmadım, ama hava yine açıkmış Adana'mda (!). Gollerimizi Adnan penaltıdan ve Kemal atmış.
İyi top oynamışız o hafta, özellikle Büyük Orhan döktürmüş. Bu oyununun karşılığını haftanın "Kare Ası"na ve en iyi 11'ine seçilmekle almış.
Mazimizde bıraktıklarımıza gelecek hafta Samsunspor maçı ile devam edeceğiz.

Kaynak: Milliyet Gazetesi Arşivi, Ekim 1982

Yorumlar

mustava dedi ki…
Haftanın karmasına giren oyunculardan birisi de oldukça tanıdık. Galatasaray'dan karmaya giren Fatih, Fatih Terim olsa gerek. Terim 1974-1985 yılları arasında Galatasaray forması giymişti.
Onur BİÇER dedi ki…
Ta kendisi.
Fırat Ateş dedi ki…
Madem konu Fatih'ten açıldı, bende bir ayrıntı aktarayım.

Fatih Terim'in 1974'ten, 1985'e kadar Galatasaray forması giydiği tarihler arasında, Galatasaray'ın bir tane bile lig şampiyonluğu yok :)
Adsız dedi ki…
Fatih Terim futbolculuk hayatında tek şampiyonluğu Demirspor forması ile yaşamıştır.

Merih Güvenç
Adsız dedi ki…
Bu kadroda yer alan kaleci Mustafa ,Tarsus'ta bir amator takim calistirmaktaymis.
Sag bek Mehmet nerelerde bilmiyorum.Kucuk Orhan,TFF Antalya Bolge Sorumlusu.Erol, Istanbul'da senelerdir hastaliklarla ugrasiyor.Necmettin vefat etti.Eren bizim altyapida hocalik yapiyor.
Gurcan ,Bursa'da ticaret ile ugrasiyor.B.Orhan ,mevcut kadromuzun menejeri.Adnan,Izmir'de yasiyor.Rasin,Altyapi sorumlularimizdan.Iclerinde futbolu en son birakan Kemal Yildirim oldu.Su anda nerede ne is yapar bilmiyorum.
Fırat Ateş dedi ki…
Şefik abi, bahsettiğin Erol, Sarı uzun saçları olan Giresun'lu Erol mu? Eğer o ise bu sevgili futbolcu abimiz o zamanlar memleketine gittiğinde, merhum büyükbabama mutlaka "fındık ezmesi" getirirmiş :)

Hasta olmasına çok üzüldüm keşke elimizden bir şey gelse.
Adsız dedi ki…
Hayir Firat,bu kadrodaki Erol,Fenerbahce'den gelen Erol Togay'dir.Benim bahsettigim kisi de Erol Togay'dir.
Giresunlu Erol'u(soyadi Pamuk diye hatirliyorum) bende seyredemedim.2005 senesinde tanistim.Gecede Giresunlu Erol'a yeterli ilgi gostermedigimiz nedeniyle Canavar Osman'dan bir ton azar isittik :-)
Bursa'daki Giresun ile oynadigimiz final macinda canli yayina da cikti.Sagligi sihhati yerindeydi.Giresunspor'da gorevliydi.
mustava dedi ki…
Yapma abi ya, ben de bir yerlerde iki Erol'u karıştırdım demek ki. Fatih Terimin yere serdiği Erol, Fenerbahçeli olan demek ki. Olaylı ADS-GS maçlarından biriydi, GS şampiyonluğa gidiyordu, ADS "direniyordu". Olaylar koptu, Fatih koptu... Hala haber alınamıyor kendisinden :o(

İspanya'ya maça gidersen, benden de özel selam ilet hocama. Canavar Osman'ın alt yapıdan takım arkadaşıdır, biliyorsun. Çocuklar Demirspor diye diye zehirlenmişler hocam, siz ne iyi etmişsiniz, kendinizi kurtarmışsınız de. :o)
Fırat Ateş dedi ki…
Bu kafa atma olayının yaşandığı sezon sanırım 83-84 sezonu. İlk maçı içerde Galatasaray'a karşı 3-0kazanmışız. Ancak ikinci maç bir felakete dönüşür ve 9-2 kaybederiz.

Yanlış hatırlamıyorsam Adana'daki maçta, GS penaltı kaçırır, ardından Erol Togay kenarda sevinç gösterileri yapar, sonra tabi Fatih bunu hazmedemez ve kafayı yapıştırır Erol'a :)
Adsız dedi ki…
Kafa atma olayı 82-83 sezonu olsa gerek.Ligin ikinci yarısında oynanan maçı 3-0 kazanıyoruz.9-2'lik felaket ise ertesi sezonda geliyor.83-84 sezonunun ilk yarısında İstanbulda oynanan , keşke oynanmasa dediğimiz maç.

T.Egemen

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla