6 Mart 2009

Hakkını Arayan Taraftar

Taraftar kitleye hitap eden sporların, şov dünyasının olmazsa olmaz unsuru. Buna rağmen sporun dünya çapında gelişmesi ile taraftara hitap etmek spor kulüplerinin hedefi olmaktan tamamıyla çıkmış durumda. İşin içine ekonomi dünyası da dahil olunca, genel bazda spor, özel bazda futbol, bir gelir kapısı haline dönüşünce futbolun etrafında da ekonomik açıdan güçlü çevreler yer almaya başlıyor. İşte tam da bu noktada ekonomik açıdan eli en zayıf, örgütsel açıdan en dağınık ve cılız kitle olarak ister istemez taraftarlar kalıyor. Bir takım taraftarların bu ekonomik çarkın içinde nasıl yer aldıkları, nasıl bu oyunun parçası oldukları başlı başına bir araştırma konusu. Benim ele alacağım konu ise kitlesel sporun büyüme ve gelişmesinin temel nedeni olan izleyicinin haklarını savunması açısından attığı adımlar.

Bu adımlara bir örnek bugün haber sitelerine düştü. Kayserispor taraftarları kendilerine hakaret ettiği iddiasıyla kulüp başkanlarına manevi tazminat davası açmaya karar vermiş.

http://www.internetspor.com/news.php?news_id=2740

Bence çok güzel bir adım. Taraftar örgütlü olsun. Hakkını yasal platformlarda arasın. Bilinçli olsun. Eğer parasını verip biletini alıyorsa, koşulsuz takımını destekliyorsa, gücünün yettiği ölçüde takımının lisanslı ürünlerinden alıyorsa, yağmur, çamur, deplasman, mesafe demeden takımını uygarca ama yılmadan destekliyorsa, takımına itici güç oluyorsa, hiçbirisini yapamasa bile seviyorsa söz söylemeye hakkı vardır taraftarın. Bu hakkı da sonuna kadar kullanmalıdır. Haklı olduğu konularda boynunu bükmemeli, sesini yükseltmelidir.

Çeşitli yerlerde dile getirildi. Hem fikir olduğum için yansıtmakta sakınca duymuyorum. Ben masum olmama rağmen jop, tazyikli su ve biber gazı yiyorsam taraftar olarak davamı açmalıyım. Emniyete de (orantısız güç kullanımından dolayı) kulübüme de (gerekli önlemleri almadığından dolayı)... Yaptım mı, yapmadım. Şimdi düşünüyorum da keşke yapsaydım. Ben dünyanın eziyetini çekeceğim, hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağım, hiçbir taşkınlık yapmayacağım, birkaç kişi kontrolünü yitirdi diye ben onunla biber gazı yiyeceğim, var mı böyle bir uygulama. Üstüne bir de kaçamayacağım. Kapalıyım.

Polisi vatandaşının hakkını önemsemiyorsa, suçlu ile suçsuzu ayıramıyorsa, ayırmaya çalışmıyorsa, yönetimi masum taraftarın arkasında duracağına gazı sıkana forma veriyorsa, ben incinirim arkadaş.

Yazıyı yazarken hissettiğim gerilime son vermem lazım.

Taraftar örgütlü olmalı ve hakkını her türlü yasal platformda aramalıdır. Aramalıdır ki; kendilerini padişah zannedenler hesap verecek konuma gelsinler. Bir kez de onlar yargılansınlar. Arkasında hangi gerekçe olursa olsun, gittikleri yoldan dolayı, haklarını aradıklarından dolayı, uygarca ses verdiklerinden dolayı Kayserispor taraftarını alkışlıyorum.

1 yorum:

Semt Aşığı dedi ki...

onur o kadar sapıkça işler dönüyor ki bu polis-taraftar karşılaşmalarında insan ister istemez içinde bir nefret gelişiyor.
Gözü kararmışcasına jop vuranlar kucağında çocuğunu korumaya çalışan adama ve yavrusuna vuruyor.
-Otobüs camları taşlanmış ve taşlanmaya devam ediliyor.otobüsden inmeye çalışan taraftara otobüsün içine biber gazı hunharca aralıksız sıkılıyor.Sırf inmesinler diye.(Bu son yazdığıma dikkat suçlu korunuyor.Kimi zaman Belediye otobüsleriyle gidiyoruz.Kamu malına zarar verilmesine çanak tutuluyor.)
-En tutulduğum hadise taraftar gelmeyecek yasakları.Polisde olsan,Valide olsan,Başbakanda olsan benim maç izleme özgürlüğüme karışamazsın.Özgürlüklerimi kısıtlayamazsın.Kazanılmış hakkı geri alamazsın.Ben oraya %5 oranında girerim yasal olarak.Sen kim oluyorsunda bu Cumhuriyetin yasalarını ihlal ediyorsun.Üstelik görevin bunları korumak iken?

Bu yüzden tribünlerdeki tüm lise çağındaki kardeşlerime sesleniyorum.Sınavlarınız varsa bu hafta deplasmana gelmeyin.Arkadaş geçin o sınavları Avukat olun,İdari amir olun,Savcı olun.Tribünde bağıracak adam elbet buluruz ama hakkımızı arayacak adam bulamıyoruz...