Ana içeriğe atla

Bakış Açısı Sorunu...

Abdülkerim Durmaz, Akhisar maçının ardından "Yenemiyorsan, yenilmeyeceksin" buyurmuş.

Adana Demirspor'un hocasının, ligde geriden gelirken (ve zaman zaman "küme düşüyoruz, farkında mısınız?" diyeceğimiz kadar düşme hattına yaklaşılıyorken) yenerse avantaj sağlayacağı, moral vereceği, takımın umut olabileceği bir maça bakışı bu olamaz, O-LA-MAZ !

Bir insan maçın ardından bunu söylüyorsa, maçın öncesinde de bunu düşündüğünü ortaya koymuş olur. Ayıptır, ben üzerimde mavi-lacivert formayla kıytırık halısaha maçına çıktığımda bile tek düşüncem galibiyet oluyorsa, Abdülkerim Durmaz'ın çok ciddi bir vizyon sorunu olduğu kesindir.

Bu hoca, "berabere kalmak" için mi getirilmiştir? Bu hocanın başarı ölçüsü Türkiye'nin 4. büyük ilinin takımının, lige daha bu sene yükselen bir küçük ilçenin takımıyla deplasmanda berabere kalması mıdır?

Biber gazı yiyen, deplasmana bagajlarda giden, sesini, nefesini, gençliğini, hayatını Demirspor'a adayan taraftarı görüp de yöneticisi gevrek gevrek "futbol, bir haftasonu eğlencesidir" diyorsa; hocasının vizyonu deplasman beraberliklerinden öteye gidemiyorsa yuh olsun öyle yöneticiye de hocaya da!

Abdülkerim Durmaz'ı sevmemek için binlerce nedenim var, bir yenisi daha eklendi. Tebrikler hocam, tebrikler!

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Biraz daha sabır 6 haftaya kadar taşlar yerine oturur.O zaman izleyin gerçek Demirsporu.
Abdülkerim Durmaz süper bir hocadır.Eğer kalırsa 4 yılda bizi Şampiyonlar liginde final oynatır.

Danyal Topatan
yavuzy dedi ki…
Danyal Topatan'ı severdik, hemşehrimizdi... Ama keşke kendi adınızla yorumlarınızı yazsaydınız, daha da sevinirdik.
Adsız dedi ki…
Marmaris deplasmanından sonra Behzat Hoca “elimdeki kadro bu, benden bu kadar” dediği için gönderilmişti. hedefi olan bir takımın teknik direktörü böyle konuşamazmıştı felan filan. off allahım ya yine sinire kesti heryanım. Hakkını helal et be Behzat hocam

d10s

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!