Ana içeriğe atla

Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı...

"İskenderun'da "İş aşkının bu kadarı" dedirten bir olay yaşandı. Dumlupınar Gençlikspor Antrenörü Yusuf Kaba, takımını Türkiye Genç Kızlar Futbol Şampiyonası'na götürebilmek için bakkal dükkanını satılığa çıkardı."

Haberi, ajansspor.com'da gördüm. Muğla'daki şampiyonaya 15 gün var. Takım gitmek istiyor, antrenör gitmek istiyor. Google'da takımın ismini aratınca çıkan birkaç haber pek havalı "bilmemkimden Dumlupınar Gençlikspor'a destek!" Haberler pek doğru değil ki, antrenör bakkalını satışa çıkarmış...

Vakt-i zamanında deplasmana giderken çorba parası olmadığından, futbolcularına kekle çay veren Demirspor
Daha bu yıl Erzurum'dan Adana'ya 94 model dökülen otobüslerle gelen Erzurumspor
Basında bir damlacık yer bulmayan, kendi üniversite sayfasının bile "amatör bir Adana Demirspor taraftar blogundan" sonra haber yaptığı "Türkiye Kadınlar Ligi Şampiyonu" Gazi Üniversitesispor
Bakkal parasına muhtaç Dumlupınar Gençlikspor...

Süper Lig'in tepesinden gözümüzü alıp biraz daha aşağı çevirdiğimizde, futbol bambaşka bir dünya...
Alttakiler için zor...
Alttakiler kadınsa, daha da zor...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!