Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Stadyumlar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

5 Ocak Stadyumu'na Elveda...

  Kazım’da bir şeyler yedikten sonra Toros Caddesi’nden içeri girdiğimizde, Reşatbey’den Gazipaşa’ya yürürken veya Vali’nin evinin önünden ellerimiz cebimizde ve çoğunlukla moralsiz geçerken… Bazen tek motorlu bir zirai ilaçlama uçağından aşağı bakarken… Dolmuş köşeyi döndüğünde ve Güney Kale Arkasını ucundan gördüğümüzde… Kuzey Kale Arkası’nda Muharrem Gülergin’in adını heceleyen bir ilkokul çocuğu heyecanında… Sen artık olmayacak mısın?  Aileden birisini toprağa verir gibi; tüm taşına, molozuna ve yıkıntına son bir kez sarılıp ağlama isteğini nasıl durduracağız? Orada oynayan takımları, renkleri, armaları dünyadaki her şeyden çok sevenler; seni, senin hiç anlayamayacağın kadar çok sevenler, bizler seni nasıl uğurlayacağız? Bir pazar günü öğleden sonrasında, bir büyüğün kolunda stada girdiğimiz anda vücudumuzdaki tüm hücrelere işleyecek ıslak çim kokusunu, koşu pistinin kokusunu, sıcak havanın kendine has kokusunu bir daha duyamayacak mıyız? Çünkü ilk sende duymuştuk bunu ve ...

5 Ocak'ta Yine Demirsporlu İzdihamı!

5 Ocak Stadı'nın Adana Demirspor maçlarında yaşadığı klasik görüntüler ama bu sefer maç başlamadan 1 saat öncesi! Stat ana baba günü...  fotolar: @ucarmustafaucar / mustava foto: @kapuadana

Kartal Deplasmanından Enstantaneler

 İkinci yarı öncesi tribüne çağrıldı takım; Roger'ın inancı yüzüne yansımıştı! Kartal Stadı, apartmanların arka bahçesi gibi. Uçar Ailesi Yolda...

AVM'niz Batsın!

Son 10 yılda hayatımıza giren kavramlardan biri, alışveriş merkezi (AVM); tüketmekle, harcamakla hayatı eş tutan bakış açısının olmazsa olmazı. Yıkılan her bina, AVM projesi olarak karşımıza çıkıyor. Her yangından sonra aklımızda aynı soru, bu alan ucuza kime verilecek? Adana 5 Ocak Stadı'nın yaıkılıp yerine de AVM yapılması planlanıyor. Birbirinin aynı, plastik statların bir yenisi Adana'ya da yapılacak. Yeni stat projesi beni hiç heyecanlandırmıyor; tersine üzüyor. Birilerinin arazisi değerlensin diye şehrin dışına çıkarılan kamusal mekanların yerine, piyasanın kalbi AVM'ler yerleştiriliyor. Alışveriş yapacak çok az yerimiz var, değil mi? AVM olmazsa TOKİ. Sloganı "İnşaat ya resullah" olan bir zihniyetin ürettiği benzer plastik yapılar. Adana'da şehrin ortasında ve oldukça değerli bir arazide yerleşik 5 Ocak stadı yıkılacaksa, yerine yine kamusal iş gören, herkesin eşit olarak yararlanabileceği bir mekan öngörülmeli. İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Ada...

Bucaspor'a Dair

Bucaspor'un en çok armasını seviyorum. O salkım bana buralardan, bizim topraklardan bir hissi çağrıştırıyor; bizim üzüm bağlarını andırıyor. KSK-Göztepe savaşının dışında, biraz daha dağlara doğru, yukarılarda, Körfez'i tepeden gören bir yerden Buca halkı İzmir'in kısmen farklı bir kesimidir. İzmir'in dağlarında çiçek açan yanıdır; Anadolulu yanıdır... Bucaspor'un, bizim de birkaç kez -sanırım iki!- ziyaret edip deplasman tribününde boy gösterdiğimiz, tek tarafı tribün diğer tarafı duvar bir stadı vardı; orası da bir semt stadı olarak gayet sempatikti. Hatta birinde, rahmetli Bekir Çınar da o tribündeydi bizimle beraber. Bucaspor deyince akla altyapı geliyor tabii ki. (  http://www.bucasporaltyapi.org  ) Bizim yapamadığımız ne varsa onlar hepsini yaptılar altyapıya dair! Gerçi geçtiğimiz sene Altınordu'ya kaptırdılar bu çalışmanın bir kısmını ( 81 futbolcu geçmiş!  http://www.ajansspor.com/futbol/tff1lig/h/20121114/bucaspor_altyapisindan_altinorduy...

Şampiyonluk Kutlamaları

Şampiyonluk kutlaması bugün 5 Ocak Stadı'nda gerçekleşti. İnternete düşen ilk fotoğraflardan seçmeler: Diğer fotoğrafşar için bknz: http://www.demirsporplatformu.com/haberler/sampiyonluk-soleninden-tam-374-fotograf.html

Sarıyer Hatıraları

Sarıyer'e en son 2007 Mayıs'ında gitmiştik. Trenle yola çıkmıştık. İstanbul'daki arkadaşlarla buluşup, bir minibüse doluşup erkenden stada yol almıştık. Play-off'un son haftasında, ilk iki iddiamız hala devam ediyordu. Uzay kadromuzun, bizi peşinden koşturduğu dönemlerdi. O kadro nasıl açık ara şampiyon olmaz anlamıyorduk. (Sonradan anladık). Bolu ve Kartal önümüzdeydi son maçlar öncesi. Kartal'la aynı puandydık, kendi sahamızda kaybedip avantajı rakibe vermiştik. Kazanmamız yetmiyordu; 2-1 kazandık ama yetmedi. O gün o sıcakta, Yusuf Ziya Öniş'te çok iyi bir kalabalık vardı bizim adımıza. Protokolün karşı tribünü (maraton?) tamamen doluydu. Sonrasında Bursa macerası başlayacaktı, Giresun faciasıyla biten... Yusuf Ziya Öniş de radyodan maç dinleyen, Spor Stüdyosu'ndan görüntüleri izleyen bir kuşağın sevdiği, sempatik statlardan biridir. Çelebiçli, Müllerli, Sercanlı, Feridunlu Sarıyer de öyle. 1940'lı olmaları ayrı bir güzelliktir. Bolu-Kartal yukarıda...

Kızılcahamam'dan Kareler...

Maçın oynanacağını öğrenince birkaç kişi yola çıktık ve biraz gecikmeyle stada ulaştık. Bozok Üni.'den arkadaşlar da ordaydı. Kötü zeminin fotolarını maç sırasında Mustava bloga yollamıştı. Bu statta asla futbol oynanmamalı! Maç sonu takımı çağırdığımızda Süleyman dert yanıyordu: "Ayağımız dondu!"

Saha agir

Mac basladi

Kızılcahamam'da Son Durum

Saat 11 itibariyle Kızılcahamam Stadı'ndaki son durum, demirsporplatformu.com'daki fotoğraflardan görülebilir: www.demirsporplatformu.com/haberler/zeminin-son-durumu.html

Madrid: Estadio Santiago Bernabeu

Madrid'deki gündüzümüzün özeti; hostel, Prado Müzesi, togepy'nin Türkiye'den gelişi, maç biletlerini alma, yolda Feldkamp'ı görerek sıcak bir selamlaşma, KFC'de tıkabasa yeme ve stadın yolunu tutma... Stadın önünde onlarca güzel fotoğraf çektik. Togepy'nin özenle oluşturduğu kareler,ertesi sabah çalınan çantamın içinde o fotoğraf makinesinin de gitmesiyle tarihin derinliklerine gömüldü ki, gidenlerin içinde en çok üzüldüğüm(üz) buydu. İşin trajikomik tarafı, maç akşamı başka bir arkadaşımızın da cüzdanının çalınmasıydı. Stad tek kelimeyle muhteşemdi. Nou Camp'ta titrediğimi düşününce, Bernabeu tribünlerinin üzerinde bulunan devasa sobalar hayat kurtardı diyebilirim. Beni en çok kızdıran şey ise, sadece bizim bulunduğumuz tribün önüne gerilmiş file idi. Yenildik ama ezilmedik denir ya, hem öyle oldu (1-0), hem de bence İspanyolları elimizden kaçırdık :) Biraz daha inanmamız mı gerekiyordu, bilemiyorum... Maçtan sonra çalınan cüzdan için polis aramak, sonras...

Bilmek, sevmek, garipsemek...

Geçenlerde televizyonda kanal kanal dolaşırken NTVspor'da "Portekiz Ligi" özet görüntüleri yakaladım. Bu senenin flaş takımı -yani Portekiz'in Bursa'sı- 'Braga' takımının oynadığı maçtan önemli pozisyonları veriyordu televizyon. Ancak durum bana bayağı bir garip geldi... Aslında bana garip gelen şeyi biliyordum... İçten içe bu duruma seviniyordum ama açmazların içinde kalmış yurdum futbolunu ve ondan da önemlisi Demirspor'umuzu düşündüğümde ise sadece üzülüyordum... Bilmek Maçta en çok dikkatimi çeken şey Braga'nın oynadığı deplasman takımının sahasının küçüklüğü ve yetersizliğiydi.(en azından bana öyle gelmişti) Sonra bir maç özeti daha izledim. "Allah Allah" dedim, gene aynı manzara... Hatta bu sefer saha daha beter durumdaydı, nispeten daha büyüktü ama Portekiz 1. ligi maçı değilde Türkiye 3. Liginde bir maç izler gibiydim. Tabii sadece sahanın şekli ile alakalı değildi fikrim. Maça aileler topluca, adeta bir mahalle cümbür cemaat gelm...

Estadio Santiago Bernabeu...

2010 Dünya Kupası elemeleri için grupta en büyük rakibimiz İspanya ile 2 maç oynayacağız.A Milli Takım aday kadrosu da açıklandı.İyice havaya giriliyor artık yavaş yavaş.Maçların ilkini 28 mart Cumartesi Türkiye saati ile 23.00'da Santiago Bernabeu Stadyumunda oynayacağız.Hem milli takımımızın oynayacağı hem de yaklaşık 10 kadar mavi-lacivertli o stadda olacağı için tanıtmak istedim. Santiago Bernabeu, İspanya'nın başketi olan Madrid'de 1947 yılında açılmış adeta bir efsane.Yapımına 1944'te başlanmış,3 yıl kadar sürmüş yapılması. İlk açıldığında ismi Estadio Chamartín imiş; ancak Real Madrid stadın ismini daha sonra değiştirmiş ve bugünkü adını almış. Stad kapasitesi ilk yıllarda 120.000 kadarmış.Ancak UEFA kriterleri gereği,tadilatlar ve koltuklandırmalar sonrası kapasitesi düşürülmüş;şu anda yaklaşık 80.000 kapasitesi var. Futbol ile ilgilenen herkesin bildiği üzere Real Madrid CF'ye ev sahipliği yapıyor. Stad yürüyerek şehir merkezinden 45 dakika sürüyor.Aslı...

Kayserispor, Adana'da

Yapımı süren Kadir Has Stadyumu tamamlanana dek, Kayserispor'un maçlarını Adana 5 Ocak'ta oynayacağı açıklandı. Hoşgeldin diyoruz Kayserispor'a. Ülkenin daha iyi stadyumlara kavuşması önemli, bu koşullarda elbette yakın iller birbirlerini lojistik anlamda destekleyeceklerdir. Ancak umalım ki bu misafirlik, Adana'nın önde gelenleri için de bir ders olsun. Daha 5 Ocak'ın tribününlerinin üzeri bile kapalı değil. Hazır böyle bir dikkat çekme fırsatı doğmuşken kullanılması gerekir. Kayserispor taraftarının stadyuma zarar verdiğini, şehirlerde olay çıkardığını pek işitmedim ben, "yok arkadaş bak şu şu olay vardı" diyen varsa, yorumlara ekleyebilir. Genel anlamda efendi olarak biliyorum. Adana Demirspor taraftarının Kayserispor maçlarında herhangi bir tarafta olmasını beklemiyorum kendi adıma. Ancak futbol iştahı çok yüksek Adana gibi bir şehirde, Kayserispor dolu tribünlere oynayacaktır diye düşünüyorum. Karşılıklı iyi niyetle, güzel bir dostluğun başlangıcı da...

Muharrem Abi'ye...

Geçen yılın sonlarında, Muharrem Gülergin için daha fazla neler yapabiliriz diye konuşurken çıkan önerilerden biriydi, tribünümüzün adını "Muharrem Gülergin Tribünü" yapmak. Çok yakışacağını düşünüp, hayaller kuruyorduk o zaman. "Muharrem Gülergin'i anlamak, Demirspor ruhunu anlamaktır" diyerek koyulmuştuk yola...Ve bu haftasonu... "Kuzey Kale Arkası"nın adı artık "Muharrem Gülergin Tribünü" Muharrem Abimiz, isminin konulduğu bir stadyumdan sonra, bir de 5 Ocak'ın en sevdiğim tribününde de yaşıyor şimdi... Her şeyiyle Şimşekler Grubu'na ait müthiş bir iş, herkesin ellerine sağlık... "5 Ocak Stadyumu Muharrem Gülergin Tribünü'nü dolduran Adana Demirsporlular..." Allahım cümledeki güzelliğe bak!

Mabed, temizlendi!

Uzanlarla şirketleşmesinin ardından 5 Ocak Stadı'nı sanki kendininmişcesine sahiplenmeye çalışarak tamamen iğrenç bir turuncuyla kaplayıp, Kapalının üzerine "Adanaspor" yazan (her nedense A.Ş. uzantısını eklemeyen), Adana Demirspor'u 5 Ocak'tan uzaklaştırmaya çalışarak maçlarının Adana dışında oynanmasına neden olan, başı sıkıştığında ansızın Demirspor'u "aynı şehrin kardeş takımları" ilan ediveren, zor durumda kaldığında Demirspor'dan "bedelsiz" verilen futbolcularla ayakta kalan kulübün ismini-cismini 5 Ocak'ta görmek istemediğimizi söylemiştik. Önce, tamamen iğrenç bir turuncuyla kaplanmış olan stadın Kuzey kısmı tekrar mavimize döndü. Ardından, dün itibariyle kapalının üzerini kaplayan yazı silindi. Mabed, temizlendi!!!

Estadio Nou Mestalla...Yeni "Musalla" Stadyumu

Valencia'nın yeni stadyumu "Nou Mestalla"nın inşaatında dün 4 işçi hayatını kaybetti. İşçilerden ikisi İspanyol, biri Bolivyalı, biri Ekvadorlu. Göçmenlerin inşaatlarda çalıştırılması bir dünya geleneği. İnsanlık olarak, göz alıcı binlerce yapı çıkarıyoruz ortaya. Dev stadyumlar, gökdelenler, alışveriş merkezleri, oteller...Kim demişti hatırlamıyorum "Gökdelenler, çok ihtişamlı yapılardır. Tepeden bakıldığında gözünü alamaz insan. Oysa az öteye kaydırılsa o gözler mutlaka her gökdelenin yakınlarında bir yerde gecekondular farkedilir. O gökdelenleri yapan insanların gecekonduları" İşçi ölümleri bize bu aralar tanıdık aslında, Tuzla Tersanelerinde can güvenliği halen yok. Bir alıntı da daha tanıdık birinden yapalım, Radikal'de Yavuz Yıldırım şöyle demiş Tuzla'dan bahsederken, Mestalla faciasını da kapsıyor bence: "İşçinin emeği, üretimin birinci unsuru iken bedeni de egemenliğin bir unsuru haline gelir. Onun bedeni, yaşamla siyasetin kesiştiği bir a...

Stadyumlar # 1 - GOP Stadı

Şimdi gönül istiyor ki ben de bu bloga muhteşem stadyum fotoğrafları koyayım, yüzbinlik kapasitelerden söz edeyim, “ba ba ba ne biçim açılıyo kapanıyo stadın üstü,elin oğlu yapmış” diyeyim ama olmuyor. İçim elvermiyor. Bu tip yazıları yayınlayan fazlasıyla yer mevcut. Lakin, benim caanım Adana Demirsporumun oynamak durumunda kaldığı statlardan bir Allahın kulu bile bahsetmiyor. Bu durumda, mecbur iş başa düşüyor. “Stadyumlar” serisini başlatıyorum, ilerde deplasman yapacak olanlara da bir fikir verir en azından umarım… Gaziosmanpaşa Stadı (İstanbul): “İstanbul” ve “mimarlık” sözcüklerini yan yana getirince, ortaya kabaca 3 şey çıkabilir. Birincisi, bu muazzam şehrin geçmişten bu yana taşıdığı tapılası mimari örüntüye dairdir. İkincisi, tüm bunların üzerine kurulan çarpık kentleşmeyi ele alır. Üçüncü ve sonuncusu, Gaziosmanpaşa stadına giriş anında yaşanan “şaşkınlık”la bağlantılıdır. Şaşkınlık ilk anda şu soruyla ifade edilir : “Abi…O kale arkası gerçekten yarım di mi?” Evet, GOP stadı...