Ana içeriğe atla

Kayıtlar

black_silence etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

SEVDAMIZI ACILARLA BÜYÜTTÜK

Dün sabah uyandıgımda suratımın sol yanının balon gibi şiştiğini farkettim ve hiç vakit kaybetmeden doktorun yolunu tuttum. 5 saaat süren muayene sonrasında 3 kanal tedavisi ve 4 diş çekimi teşhisi konuldu. Kanal tedavisinin biri acil olduğundan direk mudehale etmek zorunda kaldılar. Fazla acı çekmemem için doktor lokal anestezi uyguladı. İğneyi vururken çektiğim acıyı tahmin bile edemezsiniz... Fakat daha sonra bu acının; bu zamana kadar çektiğim mavi lacivert acının yanında bir hiç olduğunu anladım... İki sezon önce mersin'deki son maçta çektiğimiz acı Veyahut konya'daki final maçını hangimiz unutabiliriz ki.... Bunların herbiri ayrı ayrı acıtıyor insanın yüreğini... Ama gectiğimiz son haftalarda anlınan sonuçlardan dolayı daha huzurlu ve mutluyum. Aklıma direk isteyince oluyormuş demek geldi... Vakit çok geç değil aslında... Son oynanan iki maçta umut verdi demirsporumuz. En kötü ihtimalle play-off lara kalacagımıza inanmaya başladım...

iyi bayramlar...

Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan…Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık…Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp “Çok şükür bugünü de gördük” diyebilmek…Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.Küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır. * * * Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi, nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.Sonrasında gelen ilk diş bayramdır, ilk söz bayram, ilk adım, ilk yazı, ilk karne bayram…Güne gülümseyerek başlamak bayramdır.“İyi ki yanımdasın” bayram, “Her şeyi sana borçluyum” bayram, “Hiç pişman değilim” bayram… * * * Evlatların mürüvvetini görebilmek, eve dolu bir torbayla gidebilmek, konu komşuyla yarenlik edebilmek, akşamları eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdır.Zamanı donduran eski fotoğraflara nedametsiz bakabilmek, al...

Her Şey Senin Uğruna - 13

Telefon bir değişik çalar... Açarsın, deplasman var... Ne cebindeki parayı ne de bir hafta sonraki sınavı düşünmeden geliyorum dersin... İçini bir heyecan kaplar maç gününe kadar... Gideceksin ya, zaman durur geçmek bilmez bir türlü... Son gece uyuyamazsın... Sabahın erken saatinde toplanma yerine gidersin ve beklemeye başlarsın... Yavaş yavaş dökülür millet ve hafiften başlar tezahüratlar... Her şey senin uğruna... Binersin otobuse... Ufaktan muhabbet başlar... Sonra arkalardan bir ses... Her şey senin uğruna... Başlar tezahürat... Sesin mi kısılacakmış, umrunda değil... Yüklendikçe yüklenirsin... Derken varırsın hiç bilmediğin diyarlara... Biletler alınır, girersin stada ve 90 dk. hiç durmadan bağırırsın... Şampiyon olacaksın... Ne kadar çok özledim tahmin bile edemezsiniz...

İnadına Ankara...

Soğuk Ankara ayazında üşürdü düşlerim Isıtan sıcak bir yürek arardım Beyhude dolaşırdım parklarda Sarardım bedenimi ellerimle Çok giderdim ama tükenmezdim Dağıtırdım efkârımı sokaklara Ve mutluluğumu sokak çocuklarına Ve düşlerimin en acı yerinde uyanırdım Gözlerimde bir karabasan buğusuyla Koyardım yastığa başımı ve ağlardım usul usul. Bir ben arardım veya beni ben yapacak bir sen Dilbilgisindeki bütün zamirleri aradım Ama bir sen bulamadım Ta ki seni bulana kadar. Tükenen dünümün ardında Yelken açtığım yarınlara rüzgâr oldun sen. Ve her fırtınada alaboraya dönen ruhumun tesellicisi... İyi ki doğdun tayfa... Binbir umutlarla geldiğim Ankara'da yaşadığım hayal kırıklıklarının ardından tayfayla tanışmam tekrardan hayata bağladı beni. İlk başlarda sadece heves olarak düşünmüştüm, fakat farkına vardığımda hayatımın bir parçası olduğunu anladım. Bir zamanlar kaybettiğim sorumluluk, kendine güvenme, başarabileceğine inanma gibi duyguları tekrardan aşıladı bana. Artık Ankara'da kalma...