Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kitap Tanıtım etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Demirsporlu Gözüyle Okumak - 9

Yine bir kırılmanın eşiğindeyiz. Yine ya kıracağız talihi ya da döneceğiz makus talihimize. Bu kez işimiz çok çok daha zor. Rakibimiz Osmanlıspor ve camia olarak bende pek de güven duygusu yarattıklarını söyleyemeyeceğim. Demem o ki; kazanmak için her şeyi yapacaklardır, HER ŞEYİ. O nedenle inanılmaz bir mücadele vereceğiz bu hafta sonunda.  Rakip Osmanlıspor olunca, Sinan MEYDAN'ın "Cumhuriyet Tarihi Yalanları-1" adlı eserinden alıntı yapmanın günün anlamına uygun olacağını düşündüm. "Güney cephesinin oluşmasında Atatürk'ün Adana'daki çalışmalarının çok önemli bir yeri vardır. Kurtuluş Savaşı'nın Samsun'dan önce Adana'da başladığını ileri sürmek abartılı bir değerlendirme olmasa gerekir. ... ... ... ... Atatürk, 'Anadolu direnişi' düşüncesini ilk olarak Adana'da Ali Fuat ve İsmet Paşalarla paylaşmıştır. ... ... ... ... Bu toplantıda Ahmet Remzi Bey, 'Paşa! Biz bu topraklarda doğduk. Bu topraklarda ölmesin...

"Tribünde Bir Ömür"

Bilal Nur arkadaşımızın hazırladığı ve biz Ankara Tayfası üyelerinin de yazılarının yer aldığı, tribün ve deplasman anılarından oluşan Tribünde Bir Ömür kitabı, Karahan Kitapevi Yayınları'ndan çıktı. Emeği geçenlerin eline sağlık... Kitabı internetten satın almak mümkün. Şu linklerden inceleyebilirsiniz:  http://www.idefix.com/kitap/adana-demirspor-tribunde-bir-omur-bilal-nur/tanim.asp?sid=KGM4LBLYGD0DU10M1YM0 http://www.dr.com.tr/Kitap/Adana-Demirspor-Tribunde-Bir-Omur//Edebiyat/Anlati/urunno=0000000634567

Demirsporlu Gözüyle Okumak - 8

Son zamanlarda sürekli olarak siyasi tarih kitapları okuduğumdan Demirspor'a dair paylaşacak fazla bir şey bulamıyordum maalesef kitaplarda. Yine ilgisiz bir kitap okurken, Demirspor geçti aklımdan. Hilmi Yavuz'un İslam'ın Zihin Tarihi isimli kitabından alıntı yapacağım bu kez. Kitapta Zaman Gazetesi'nde köşe yazarlığı ve Bilkent Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yapmakta olan Hilmi Yavuz'un son 20 yıldır yazdığı makalelere yer verilmiş. Kitaptan, İslam Dini ve Pragmatizm üzerine yazılan bir makaleyi okurken aklıma Demirspor geliverdi. Alıntılıyorum:   "Sonunda söyleyeceğimi şimdi söylemeliyim: Felsefenin gayesi (telos) dünyayı değiştirmekse eğer bunun insanın bu dünyadaki duruşunu değiştirmek anlamına geldiğini düşünüyorum. Dünya ancak insan değişirse değişebilir. Hegel, efendi-köle arasında bu değişimi bir karşılıklılığa, bir diyalektik ilişkiye bağlamıştır. Köle, hem efendiden hem de doğadan gelen çifte bir olumsuzlukla (negativite) karşı karşıyadır...

Demirsporlu Gözüyle Okumak - 7

Bu kez satırlara aktaracağım kitap Ahmet Hamdi TANPINAR'ın "Saatleri Ayarlama Enstitüsü". Kitap oldukça eğlenceli, kendini okutuyor. Hayata kaderci bir gözden bakan ve kendi dar sınırları içinde yaşayan Hayri İRDAL ile idealleri ve bu ideallere bağlılığı sayesinde imkansızı mümkün kılacak yapıdaki Halit AYARCI'nın öyküsü anlatılıyor kitapta. Öykü Hayri İRDAL'ın ağzından anlatılıyor. Ben ise okurken her zaman olduğu gibi yine Demirspor'a yonttum öyküyü ve bazı yerlerin altını çizdim.   Aşağıda anlatacağım ilişki tarzı bana hiç yabancı gelmedi örneğin. Hatların ve safların sıkça değiştiği Adana Demirspor camiasının yönetim anlayışını, geleneğini yansıtmıyor mu sizce de?   "Daha dün yapışık ikizler gibi birbirinden ayrılmayan, yediklerinde, içtiklerinde daima beraber görünen iki dost, ertesi günü bir hesap yüzünden pençe pençeye geliyorlar, yahut aralarındaki eşit kardeşlik bozuluyor, biri efendi, diğeri maiyet oluyor, günlerce, aylarca bu yeni ...

Demirsporlu Gözüyle Okumak - 6

Bugün Buca maçı var. Buca, 1461 Trabzon ile birlikte ligde en çekindiğim iki takımdan biri. Bu iki takımla üst üste oynuyoruz. Demirspor'un istisnadır dönüm maçlarını kazanması. Bir ivme, bir gaz gelmesi lazım takıma. Mesela bu hafta. Tüm maç sonuçları bize diyor ki; haydi Demirspor'um. Yine büyük bir fırsat geçti elimize. Tek maçla kalırsa anlamı olmayacak olsa da önemli bir fırsat. Yenersek ilk altı iddiası güçlenir ve hatta ikinci takım ile 9 puan olur fark ve bir şansı kollarız. Allah göstermesin yenilirsek bu kez düşme potasının son takımı ile 8 puan olur fark ve bir risk korkusu yaşarız. Sapasağlam dönsek şu virajı ne de güzel olur. Vedat TÜRKALİ'nin Mavi Karanlık isimli eserini okumuştum. Çizmişim altını zamanında. Tam da bu virajları düşünerek. Ölüm nedir, yaşam nedir, yol nerede başlar, nerede biter? Bu tamamıyla bize bağlı. Vurgulayıcı bir şekilde ele almış yazar. Bir paragraflık bu kez tanıtım. Küçücük, dopdolu bir bir paragraf:   "Tam yolun sonuna...

Adana Derbisi #4: Kitabı da Var!

47. Adana Derbisi vesilesiyle hatırlatalım: Sıcağıyla Acısıyla Adana Futbolu kitabı. Birçoğunuz biliyor ama yeni duyanlar ya da yeniden okumak isteyenler için...  http://iletisim.com.tr/kitap/adana-futbolu-1499.aspx

Demirsporlu Gözüyle Okumak - 5

Baktım konu Demirspor olunca yetişmemizin gereği hep karamsar şeyler paylaşmışım okuduklarımdan. Her okuduğumu hüzne ve mücadeleye yormuşum. Şimdi paylaşacaklarım da aslında mutluluk ifade etmiyor ama bende var olan bir umudu dile getiriyor. Demirspor artık sadece inadıyla, taraftarıyla, duruşuyla umut veren bir takım olmaktan çıksın, başarılarıyla da ses getirsin istiyoruz nitekim. Bu yazımda Rıfat Ilgaz'dan bir şiiri alıntılayacağım. Şiir başlıksız. Alıntı "Rıfat Ilgaz'ın Tüm Şiirleri 1927-1991" isimli kitaptan. Kitap Çınar Yayınları tarafından 2002 yılında basılmış. Hababam Sınıfı'nın yazarı olarak bilinen Ilgaz'ın o sınıfı nasıl bizlerin parçası gibi günümüze kadar taşıdığını şiir kitabını okuyunca daha rahat anlıyor insan. Halkın gündelik sorunlarını dökmüş mısralara. Kimi zaman bir öğretmen, kimi zaman bir doktor, kimi zaman hasta gözüyle bakmış dünyaya. Güçlü tasvirlerle etkileyici bir kitap ortaya çıkarmış. Ayrıntılardan sonra şiire geçeyim. Kend...

Demirsporlu Gözüyle Okumak - 4

Demirsporlu'nun hayatının içinde Demirspor oluyor. Okuduğunda, yazdığında, sevdiğinde, yediğinde, içtiğinde bir şekilde bir yerde oluyor Demirspor. Okuduğumuz kitapları sadece kitabın anlattığı şekilde değil, hayatımıza da yorarak algılıyoruz. Bir Demirsporlu da haliyle bu kitaplarda kendi yaşadıklarını, takımını da görüyor. Bu günkü yazıda Thomas More'un Utopia isimli kitabını okurken hissettiklerimi paylaşacağım. Kitap dünya klasiklerine girmiş, yazarı Thomas More da dünyanın unutulmayacakları arasına. Thomas More 1478-1535 yılları arasında yaşamış. Avrupa'da Karanlık Çağ'ın sonları diyebiliriz. Dönemine göre satır aralarında çok cüretkar ifadeleri var. Bir hayali ülke yaratmış. Mükemmel ülke. Bunu da ütopyası olarak adlandırmış. Ancak alıntılarımı Utopia'dan yapmayacağım. Sonrası daha ilginç. Kitabın bitiminde yazarın hayatı ile ilgili araştırmalar var. Sabahattin Eyüboğlu, Vedat Günyol, Mina Urgan hem kitabın dilimize çevrilmesine hem de ara...

Samsun'la Benzerliklermiz

Bu haftaki rakibimiz Samsunspor ile benzeşen kötü bir huyumuz var: Çıkma başarısı ile düşme başarısızlığında öncü bu iki kulüp. Süper Lig (eski 1.lig) düşüklüğünde onları takip ediyoruz. Geçen seneki çıkıp-inmeleri ile 7 kez bu başarıyı-başarısızlığı gösterdiler; biz de 5 kere bu işi becerdik! (Aramızda KSK var; 6 kereyle...) Samsun'un yetiştirdiği çok sayıda futbolcu var; Tanju, Celil, Serkan, Ertuğrul bunlardan en bilinenleri. bizimle de yolu kesişenlerden, kaleci Fatih Uraz var mesela.  Samsun futbolu, Adana Futbolu gibi mazisi güçlü, geleneği güçlü takımlardan oluşuyor. O geleneğin parçalarından biri de Samsun Demirspor. Mehmet Yılmaz'ın derlediği "Samsunspor Kırmızı Beyaz Siyah" kitabında Samsun Demirspor'a dair güzel detaylar var; kendisi Adana Futbolu kitabına da katkı sunmuştu. Samsunspor kitabından Cem Dizdar'ın satırlarına vurgu yapalım:  "çocukluğu köyden kente trenle gidip gelerek geçen biri için garların, demiryollarının, demiryolu...

Demirsporlu Gözüyle Okumak-3

Bu kez Halil Cibran'ın Ermiş isimli kitabını okurken Demirspor'u düşündürenleri paylaşacağım. Halil Cibran Lübnanlı şair, filizof, ressam. Kitapta Orphalese isimli bir kentte yaşayan ve gelen bir gemiyle kendi topraklarına dönecek olan bir ermişin, kent halkına verdiği son öğütler konu ediliyor.   Belki de ısıtılıp ısıtılıp önümüze konulan kongre gündemleri, futbolculara emeklerinin karşılığının verilmemesi, şeffaf bir mali yapıya kavuşulmaması, çiftlikvari kulüp yönetimi bu satırlarda anlatılanı özletiyor bize:   "Sizlere hayatın karanlık olduğu da söylendi ve sizler bezginlik içinde bezginlerin söylediklerini tekrarlıyorsunuz. Ve ben diyorum ki hayat gerçekten karanlıktır, dürtü olmadığı zaman, Ve tüm dürtüler kördür, bilgi olmadığı zaman, Ve tüm bilgiler boşunadır, iş olmadığı zaman, Ve tüm işler boştur, aşk olmadığı zaman; Ve aşk ile çalışınca kendinizi nefsinize ve birbirinize ve Tanrı'ya bağlarsınız."   İşte Demirspor'u da böyle...

Demirsporlu Gözüyle Okumak-2

Daha önce de ifade ettiğimiz üzere okuduğumuz kitaplarda bize Demirspor'u çağrıştıran, bambaşka bir konuda olsa dahi Demirspor'umuza uyarlayabildiğimiz hususları alıntılayarak hem kitabı tanıtmak, hem de o andaki duygularımızı paylaşmayı amaçlıyoruz. Sizler de bize katılmak isterseniz demirgibiyiz@gmail.com adresine mail atmanız yeterli.   Bu çerçevede bugün Alaettin COŞKUN'un Denemeler isimli kitabından küçük bir kısmı paylaşacağım. COŞKUN kitabında Ulus Demirel'in bir öyküsünü alıntılamış: "Uyuz bir eşek, düştü düşecek... Üstünde karasinekler, kara bir örtü gibi. Kan emiciler, üşüşmüşler zavallıya. Bir adam gelir, bütün sinekleri kovar. Eşek ona çok kızar: - Neden kovaladın, onlar doymuştu. Şimdi açlar, gelip beni öldürecek!" Demirspor'a sürekli aynı yöneticilerin veya isimler değişse dahi sürekli aynı aç zihniyetin nöbetleşe gibi gelmelerinde de bu anlam aranabilir belki.

Ankaragücü Üzerine...

Ankaragücü ile Adana'daki en son lig maçını Ekim 1994'te oynamıştık. (2003'te de kupa maçında karşılaşmışız). Hakem Nedim Göklü'nün katlettiği, 60. dk'da 9 kişi kaldığımız ama son dakikada yediğimiz golle 3-2 yenildiğimiz maç... ( www.tff.org.tr/Default.aspx?pageId=397&macId=48001 ) Sahaya girenler, hakeme saldıran kulübe vs derken 3 ya da 4 maç tarafsız sahada cezası almıştık da bir daha belimizi doğrultamamıştık. 1.ligte (yeni süper Lig) son sezonumuz böylece daha 7. haftada bitmişti, aslında o haftaya kadar 3 galibiyetimiz vardı. (O Nedim Göklü, bu haftaki maçın da gözlemcisiymiş!) Ankaragücü, sadece tarihi olarak değil ayrıca kentin sosyo-kültürel değerlerini yansıtmasıyla da köklü kulüplerinden. Duygu Hatipoğlu-Berkay Aydın'ın (her ikisiyle de tanışıp ahbap olma şanı yakaladığım için mutluyum) yazdığı "Bastır Ankaragücü" kitabında kulübün tarihi ve sosyolojik temellerini bulmak mümkün. Kitap Ankaragücü merkezli de olsa ülkenin futbol ve tara...

Demirsporlu Gözüyle Okumak-1

Bundan sonra fırsat buldukça okuduğum kitaplarda bana Demirspor'u anımsatan, bambaşka bir konuda olsa dahi Demirspor'a uyarladığım hususları alıntılayarak hem kitap tanıtımı hem duygu aktarımı yapmayı planlıyorum. Bu alıntılarıma da okurken oldukça etkilendiğim Oğuz ATAY'ın Tutunamayanlar isimli kitabından alıntılar ile başlayacağım. Sizler de okuduklarınızdan Demirspor'a yorduklarınızı e-posta adresimize yollayın, paylaşalım. Oğuz ATAY, 1934'te doğmuş ve 1977'de "Türkiye'nin Ruhu" isimli projesini tamamlayamadan beynindeki ur nedeni ile vefat etmiş. Tutunamayanlar TRT 1970 Roman Ödülü'nü kazanmış. Kitaptan alıntılayacağım kısım örgüt yapısı üzerine. "Kurulacak örgütü bir düşkünlerevine çevirmeye kimsenin hakkı yoktur. Birleşecek kişiler önce birleşecek güçte olmalıdırlar; önce bu duruma gelmelidirler. Onlar yeni düzenler kurmak ve ilerlemek için birleşeceklerdir; körle kötürümün yoldaşlığı gibi bir iş için değil! Kendi sorunlarını...

"Tren Bir Hayattır"

Memleket Garları kitabının kardeşi, tamamlayıcısı geldi: Tren Bir Hayattır. Tanıl Bora'nın derlediği kitapta demiryolu kültürü, tarihi, demiryolcu işçilerin sendikal mücadelesi, sinemada, müzikte trenlere dari yazılar yer alıyor. Tabii ki Demirsporlar da... O yazıyı da daha önce yaptığım çalışmaları derleyip biraz genişleterek ben yazdım, elimden geldiğince... Diğe detaylar için bknz.: http://www.iletisim.com.tr/kitap/tren-bir-hayattır-1862.aspx http://www.idefix.com/kitap/tren-bir-hayattir-tanil-bora/tanim.asp?sid=PGQNBEFGIB1HVELTZ3AV

"Memleket Garları"

İletişim Yayınları'nın Memleket Kitapları serisinden yeni bir çalışma daha: Memleket Garları. Konsept, zaten doğrudan ilgi alanımız. Ama kitabı bizim için asıl değerli kılan, blog yazarlarımızdan Mustafa Uçar'ın (Mustava) bu çalışmaya bir yazıyla katkı sunması. Mustafa'nın yazısı, "Bu Tren Bir Hayattır" başlığını taşıyor. Tebrikler Mustafa ve eline sağlık... http://iletisim.com.tr/kitap/memleket-garları-1821.aspx http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=596821&sa=105048213

Adana Demirspor TRT Haber'de!

Geçtiğimiz ay, Okuyan Us yayınlarından taraftarların gözünden futbol üzerine derleme bir kitap yayınlandı: "Asla Yalnız Yürümeyeceksin"... Kitapta Adana Demirspor ile ilgili bir yazı da bulunuyor. Yazının sahibi Alper Turgut. Cumhuriyet Gazetesinde sinema üzerine yazdığı yazılardan tanıdığımız ve Adana'lı olduğunu bildiğimiz Alper Turgut'un sıkı bir Demirspor taraftarı olduğunu da bu kitaptaki yazısı sayesinde öğreniyoruz... Bu kitap özelinde TRT Haber Demirsporluluk üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi Alper Turgut'la. Biz de bu söyleşiyi yayınlıyoruz. İyi Seyirler...

"Adamın Abdalı Kaleci Olur"

İletişim Yayınları'nın futbol kitapları serisinden bir kitap daha çıktı. Bir süre Adana Demirspor'un da kalesini korumuş olan, Fatih Uraz'ın "Adamın Abdalı Kaleci Olur" adlı kitabı... Adana doğumlu Fatih, futbolumuzun mürekkep yalamış ve eli kalem tutan nadir kesiminden. Bir süre Zaman'da yazdı; şimdilerde Taraf'ta yazıyor. Yurtiçi ve dışında kaleci eğitmenliği de yapmıştı. Memleketin hiç bitmeyen kaleci derdi göz önünde tutulduğunda, kalecilik ruh haline içeriden bir bakış atmak faydalı olabilir.

"Demiryolu Öyküleri"

Sel Yayıncılık'tan güzel bir kitap çıktı. "Demiryolu Öyküleri", Türk edebiyatının farklı kalemlerinden demiryolu ile ilgili öykü ve denemeleri bir araya getiriyor. Kitabı, Kemal Varol yayına hazırlamış. Demiryoluseverlerin kitaplığında bulunması gereken bir derleme... Kitabın, Radikal Kitap'ta çıkan tanıtım yazısını okumak için buraya tıklayın.

Ekonomide Hurafeler ve Gerçekler

Bundan 25 yıl önce haftasonları, Meydan Mahallesi'ndeki 2 katlı evin geniş avlusunda, maç saati gelene kadar, çift kale, teke tek maç yapardık abimle. Duvar pasının gerçekten duvar kullanılarak yapıldığı dönemler... Maç saati gelince eve çıkar, siyah-beyaz televizyonumuzda, belki de grinin tonlarından takım renklerini ayırt ederek, zamanın tek kanalı TRT1'de maç izlerdik. Bir de babamın beni değil, abimi Demirspor maçlarına götürmesi olayı var çocukluğumdan kalan. Kız çocukları, özellikle de küçüklerse, stada götürülmez; büyükler zaten gidemez. Neyse, bu başka bir yazının konusu olabilir. Abim büyüdü (ben hala çocuk :)) Buradan binlerce kilometre uzakta, ekonomi alanında doktorasını tamamlayıp Ekonomi Türk isimli bir blog açtı. Blogdaki kalbur üstü yazıları derleyerek ise bir kitap yazdı. Deniz Gökçe kitabın önsözünde şunları yazmış: "(...) Bu kitap üniversitede okuyan öğrenciler ve kendini geliştirmeye çalışan ve ekonomiye ilgi duyan diğer kesimler için vazgeçilmez bir k...

Futbol Kitapları:Kafsinkaf

İletişim Yayınları'nın Futbol Kitapları serisinin yeni yayını çıktı: Kafsinkaf. Yiğit Akın'ın derlediği, 13 yazıdan oluşan kitap, futbolun ötesinde bir fenomen olan Karşıyaka'nın ruh halini anlamak için iyi bir giriş niteliği sunuyor. Karşıyaka ile son 10 yıldaki en kritik maçımız tabii ki 2002'de Denizli'deki play-off finalıydi. "Şampiyon" unvanına eriştiğimiz son maçtı. "Taner'in vuruşu ve gol!" Ama 2. ligteki statü değişimiyle, şampiyonluğun getirisini pek görememiştik. Ardından 2003-2004 sezonunda, 2A'da aynı gruptaydık; İzmir'de 2-0 kaybetmiştik. Kendi sahamızdaki maçı, Sivasspor maçında aldığımız iki maçlık cezadan dolayı, Konya'da oynadık. 0-0 bitmişti. Bizim Ankara'dan yaptığımız ikinci deplasmandı. (Yozgat'ı da sayarsak üç.) Üç kişi otobüse atlayıp gitmiştik. Düşme potasındaydık. Adana'dan 7-8 otobüs taraftar gelmişti; Karşıyaka'nın hocası Rıdvan Dilmen vardı. O sene düştük. İzmir şubemiz, "anavarza...