2025-26 sezonu başladığı gibi eksi puanla ve son sırada bitti. Daha sezon başlamadan aldığımız puan cezaları sezon boyu devam etti. Toplam 63 puan ceza aldık. Bunların seneye de devam etmeyeceği belli değil. 2012'den sonra yeniden 2. Lig yolları; ilçe-kasaba deplasmanları bizi bekliyor.
Sezon başı yazılarında, altyapı üstyapı oldu diye yazmıştım. Ne yazık ki altyapımız beklediğimiz direnci gösteremedi sahada. Çok kolay dağıldılar ve çok sayıda farklı mağlubiyet aldık. 1 galibiyet ve 3 beraberlikle, 6 puan toplayabildi. İlki birinci maçtaydı; belki o yüzden biraz umutlanmıştık. Bir korner-kafa golü, bir uzaktan şut... Hafta içi antrenmanlarda bunlara odaklanıp, sahada umut vaad eden bir kaç hareket görmek isterdik. Yine de her hafta sahada olmak bile kıymetliydi; sonuca puana bakmadan mücadele ettik; tribün de elinden geldiğince desteğe devam etti.
Bu desteğin kentin dinamikleriyle beslenmesi, şehirdeki iş adamlarının, şirketlerin, zenginlerin Adana'nın 1 numaralı simgesine gereken ilgiyi göstermesi gerekiyor. Taraftar bu ilgisizliği son haftalarda pankartlarla protesto etti. Başarılı giderken tribüne koşanlar, başarısızken takımı büyük ölçüde yalnız bıraktı. Bu konuda kent ve futbolseverler iyi bir sınav vermedi. Diğer takım taraftarları, Demirspor'un tribünüyle övünenler, iyi gün dostları kendini çok çabuk belli etti.
Taraftarlık biraz da kötü günde belli olur. Tabii ki takımın her hafta 5-6 gol yemesi kimseyi mutlu etmez, Murat Sancak'ın bıraktığı enkazı sahiplenmek kolay değil. Ama takımın gerçek sahipleri tribündekilerdir; onların göstereceği tavır geleceğin şekillenmesinde etkili olur. Bugüne kadar böyle oldu; Demirspor en kötü gününde yıkılmadı çünkü taraftarı yanındaydı. Bundan sonra ne olacağı yine önce bizim ellerimizde.
Yorumlar