Ana içeriğe atla

Hoşgeldin Demir!

Adamın yüreği büyük, gülümsemesi de. Gülünce yanlara tiyatro perdesi gibi açılan yanakları da kocaman. Işıklarınızı söndürür ve sizi kendi samimi ve zeka dolu dünyasına davet eder. Bu adamı, yani Onur'ların Emer olanını, nam-ı diğer Vertumnus'u ya çok seversiniz, ya da çok seversiniz. Ben çok sevdim.

Adam, "ben Demirsporlu oldum, olucam, bir yol yordam gösterin hele" diye sizi bulmuşsa, siz çok ama çok şanslısınız. Hiçbir hazine, insanın ayağına gelmez çünkü. Ben çok şanslıyım.

Yıllar geçer, büyürsünüz, adam da büyür. Aileler kurarsınız, adam da kurar. Hayaller kurarsınız, ufak tefek, insan/melek karışımlarına dair, etrafınızda cıvıldaşan...

Benim kendi hayallerim doğdular. Kaptan'ın ve Biçer'in hayalleri nefese kavuştular, büyüdüler. Bir tek o adam kalmıştı hayallerini harlayan, bir yandan da yüreğini serinleten Meltem'iyle düşler kuran.

Sonra haber geldi. Meltem fırtınaya dönüştü, koca denize bir fındık kabuğu düştü, tutunmaya batmamaya çalıştı, başardı...

Önce hayatlarındaki pembe rengin ne kadar artacağını düşündüler, sonra "bi dakka, bi dakka, burada gördüğümüz göbek kordonu değilmiş aslında" dediler.

Bir sabah, Ankara son baharını yine ciddiyetle yaşarken gülümsedi adam. Yanakları büyüdü, fırtına hafif bir yağmur ardından tekrar melteme döndü.

Demir geldi... Ankara Tayfasının en yeni üyesi, gönlümüzün Demir Prens'i, hoşgeldin! Babanı ve anneni çok sevdik, seni de çok seviyoruz. Uzun ve sağlıklı bir ömrün olsun oğlum, annenle babanla mutlu büyü inşallah...

Hoşgeldin...



Yorumlar

oguzhan dedi ki…
adına yakışır bir ömrü olsun..Hayırlı,uğurlu olsun :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Sezon Nasıl Bitecek?

 Sezona puan alarak başlayan gençlerimizin yarattığı umut 3 haftada söndü. Geçen seneki Hatay galibiyeti gibi bir anlık parlama bizi mutlu etmişti ama devamı gelmedi. Gol atamadan, neredeyse pozisyon üretemeden geçen 2 haftadan sonra iç sahada alınan 8-1'lik tarihi mağlubiyet, üstüne 6 puan daha silme cezası ile Milli maç arasına oldukça moralsiz girdik. Küme düşmenin en güçlü adayı olarak başladığımız sezonda ligi tamamlayamama ihtimaline geldik.  Bu tablonun 1 numaralı sorumlusu Murat Sancak ve ekibi, sessiz. Artık eleştirilere, hakaretlere maruz kalmaya alışmışlar gibi, cevap bile vermiyorlar. Göstermelik Başkan istifa ederken, zaten çok daha önce TFF sayfasında Başkan'ın ismi Ali Sancak olarak güncellenmişti. Bu neyin istifası, anlamadık.  Daha Eylül ayındayken, sezon nasıl bitecek, az çok belli oldu durum. Ama kötü bitecek olan, sadece sezon değil anlaşılan...