Var ol Mavi Şimşek, ayağınıza sağlık çocuklar! Ne desek az, ne yaptığını bilen, takım oyununu harfiyen uygulayan bir Demirspor vardı sahada. Berbat bir hakem yönetimiyle, Tolga Özkalfa, sarpsaracak maçı tertemiz tamamladık. Sahada sırıtan, görevini yapmayan kimse yoktu. Yine bir korner golüyle galibiyeti aldık. Bu haftaki 3 maçta 3 korner golüne imza attık. Bu maçın analizini bir daha yaparız ama bizi çok mutlu eden futbolcularımıza, bu ligte ilk kez tam dolu tribünlere imza atan müthiş taraftarımızı sevindiren takımımıza çok teşekkürler!
Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...
Yorumlar