Ana içeriğe atla

İnsanları Bu Noktaya Siz Getirdiniz...

Şu anda yaşam alanlarımız savaş alanı. Tayfa'dan kardeşlerimiz dışarıda. Bir araya gelemediler. Kendi yaşam alanımıza sokulmuyoruz. Bizim can güvenliğimizden sorumlu olanlar bizim canımıza kast ediyor. Bu kabullenilebilir bir şey değil. Bu bir MHP, BDP, CHP meselesi değil. Bu bir siyaset meselesi değil. İnsanlar, kendi ülkelerinde "yaşadıklarını" hissetmek istiyorlar. Neden bu noktaya geldik, bunu sormak yerine, bunu sormak isteyenin eline cetvelle vurmaya yeltenen öğretmen edası var idarede. Kusura bakmayın artık öyle öğrenciler yok. Et de benim kemik de. Bizim üzerimizde tasarruf hakkına sahip değilsiniz. Bugünlerde yaşananları sadece bir AVM meselesine indirgemeyemezsiniz, ağaç kesimi meselesine indirgeyemezsiniz. 

Cumhuriyet Bayramı'nda Cumhuriyet Savcıları cumhuriyete sahip çıkan cumhura dava açtığında bu noktaya yolculuk çoktan başlamıştı. 

Otobüslerde Türk Bayrakları aranır olduğunda yolculuk hızlanmıştı. 

Değerlerimize hakaret ettiğinizde yolculuk ilerlemişti.

Polis eliyle insanlara herhangi bir canlıya yapılmayacak müdahalelerde bulunulduğunda yolculuğun kararlılığı artmıştı.

Aynı polis ve idareciler eliyle kulaklar tıkanırken, müdahale keskinleştirilirken yolculuğun fitili de ateşlenmişti.

Masum insanlara güç kullanmak hükmetmek değildir. Hükümet etmek her kesimi anlamak demektir. Umarım bu olaylar bir anlayış çabasını başlatır.

Bu yol çok uzundu, çok ıssızdı, çok yalnızdı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Azimle ..... Duvarı Deler!!!

Seyhan Belediye Başkanı Azim Öztürk, kendisine yapılan eleştirilere sessizliğini bozmuş(!). Adana Demirspor'umuzun ve diğer Adana takımının kombinelerinden almış hazret.. Söylenenlere göre protokol kombinesi almış beyefendi, 100.000 TL kaynak olmuş takım başına. Bir de fotoğrafı var ki kombineyi Bekir Başkan'dan alırken; dillere destan.. Yardım gecesinde yayını kesen, gidip Kayseri'den kombine alıp, seçildiği memlekete zerre faydası dokunmayan bir şahsın fotoğrafını burada paylaşmak içimden gelmedi. Takımıma maddi gelir oldu diye seviniyorum, fakat bu paranın Azim Bey'in cebinden çıkacağını da zannetmiyorum. Suya bir zam geçirir sevgili(!) başkan, kombineleri de Adana halkı almış olur... Herneyse... Öyle ya da böyle bir şekilde Adana Demirspor'a katkı yapmak zorunda kaldı onca eleştiriden sonra.. Kendisinin "Azimle Çalışıyoruz" diye bir sloganı vardı.. Şahsına oluşan onca tepkiden çekinerek bu işe mecburen girdiğini düşündüğüm Azim Bey'e bir slogan da ...