Ana içeriğe atla

Transferlere Açıklık Getirin

Son zamanlarda tüylerimizi diken diken eden transferler yapıldığını görüyoruz.

Çetin Güngör ile anlaşıldığı varsayımı altında Javid Hüseynov ile birlikte 24 yaşın altında oyuncu transferi yapmamışız. Anlaşılan yaş ortalamamız yine yüksek olacak. Aynı aşçıdan aynı mutfaktan farklı yemek çıkmaz dediğimizde alınganlık gösterenler oluyor. Aynaya dönüp bakmak yerine ona buna kusur buluyorsunuz sayın Serin, Gökoğlu yönetimi.

Yanıt vermenizi rica ediyorum.

Ramazan Kurşunlu 31 yaşında. Maliyeti nedir? Kolundan sakat olduğu söyleniyor, doğru mudur?

Hüseyin Çimşir 33 yaşında. Maliyeti nedir? Geçtiğimiz sezon hiç forma bulamamıştır, gerekçesi nedir? 

Özgür Öçal 31 yaşında. Maliyeti nedir?

Erman Özgür 35 yaşında. Takımında neden istikrarlı şekilde forma bulamamıştır?

Julio Sezar 29 yaşında. 2010 yılından bu zamana toplamda beş maçtya forma giyen futbolcunun gtransfer edilme gerekçesi nedir? Maliyeti nedir?

Tüm bu futbolcular ile maç başına mı anlaşılmıştır, yoksa peşinat verilecek midir? Verilecekse ne kadardır? Maç başı ücretleri ne kadardır?

Bu transferler hakkında makul mantıklı bir açıklama yapma gereği görülmemesinin nedeni nedir? Mevcut şartlar dahilinde kendinize olan tepkileri nasıl dindirmeyi düşünüyorsunuz? Bu hamlelerinizle iyi niyetli olduğunuza bizi nasıl inandıracaksınız?

Sorulara net cevap vermezsiniz ama ben aynı şekilde dilekçe hakkımı da kullanacağım.

Uçuruma doğru bir gidiş seziyorum takımımda. Yazık olduğunu hissediyorum. Çok kötü hisler var içimde. Bir şey daha var, kiminle dans ettiğinizi İNANIN BİLMİYORSUNUZ.

Yorumlar

coulibaly dedi ki…
Büyük yürüyüşün ardından; Taraftar yönetimi belirlemez açıklamasını, geri yutacaklar lig başlayınca. Hak ettikleri lafları 5 Ocak'ta fazlasıyla duyacaklar.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Sezon Nasıl Bitecek?

 Sezona puan alarak başlayan gençlerimizin yarattığı umut 3 haftada söndü. Geçen seneki Hatay galibiyeti gibi bir anlık parlama bizi mutlu etmişti ama devamı gelmedi. Gol atamadan, neredeyse pozisyon üretemeden geçen 2 haftadan sonra iç sahada alınan 8-1'lik tarihi mağlubiyet, üstüne 6 puan daha silme cezası ile Milli maç arasına oldukça moralsiz girdik. Küme düşmenin en güçlü adayı olarak başladığımız sezonda ligi tamamlayamama ihtimaline geldik.  Bu tablonun 1 numaralı sorumlusu Murat Sancak ve ekibi, sessiz. Artık eleştirilere, hakaretlere maruz kalmaya alışmışlar gibi, cevap bile vermiyorlar. Göstermelik Başkan istifa ederken, zaten çok daha önce TFF sayfasında Başkan'ın ismi Ali Sancak olarak güncellenmişti. Bu neyin istifası, anlamadık.  Daha Eylül ayındayken, sezon nasıl bitecek, az çok belli oldu durum. Ama kötü bitecek olan, sadece sezon değil anlaşılan...