Ana içeriğe atla

Uğurtan Çepni ve Raşit Sevindir

Geçen sezon TFF 2. Lig Beyaz Grup şampiyonu Göztepe'den iki transfer yaptık.

Defans oyuncusu Uğurtan Çepni, teknik direktör Ali Güneş'in Çorumspor'dan öğrencisi. 1983 Berlin doğumlu Uğurtan, 2002'de Kocaelispor'a transfer olarak Türkiye'ye gelmiş. Ardından, Rize, Malatya, Samsun, İstanbul, Eyüp ve Çorumspor formaları giymiş. Geçen yıl 18 maçta kadroya girmiş. 2009-10 sezonunda da yine Çorumspor'un daimi elemanlarından biri olmuş.



Raşit Sevindir, 1986 doğumlu. Fenerbahça altyapısında yetişmiş. 2005 yılında Turgutluspor'da profesyonel olmuş. 2009 yılında Rize'ye, ardında Siirt'e transfer olmuş. Geçen yıl Göztepe'ye gelen oyuncu takımın değişmez isimlerinden biri olmuş. 2009-10 sezonunda da 3. ligte Siirtspor'la playoff'lara kalan kadroda yer almış. 2008-09 sezonunda da Turgutluspor ile bize karşı forma giymiş. Raşit aynı zamanda 2003-04 sezonunda U-18 ve U-19 milli takımlarına da seçilmiş.



İki yeni Demirsporluya tavsiyemiz, açık ve net: Formanın hakkını verin. Aldığınız paranın da hakkını verin. Önceki yıllarda birçok futolcumuz bizi hayalkırıklığına uğrattı, kumpas yaptı, teknik direktör gönderdi, takım içi disiplinsizliğe yol açtı.

Siz yapmayın. Biz size gereken desteği vereceğiz, bundan emin olun.

Yorumlar

Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Takıma katkı sağlamalarını dilerim. Tayfun ÖZKAN ile de görüşülüyor. Takıma katkısı olacağına inanmıyorum. Göztepe'yi çok seviyordu ve kendisini oradan şutladılar. Demirspor sicili ise son derece bozuk. Tarsus maçları ve Tavşanlı maçında penaltıya gitmeyişini unutmuyorum. Ama asıl önemli olan Antalya'nın ertesi günü bizi Federasyona vermiş olması!
yavuzy dedi ki…
Alpaslan Abi, Tayfun konusundaki spekülasyona katılmıyorum. Bir sezonda 30 küsür gol attı; bir forvet olarak gerekeni yaptı; Tarsus maçıyla ilgili uzun uzadıya cevap verdi burda eleştirilere. O maçlarda kötü performans göstermiş olabilir ama kasti bir durum olduğunu düşünmüyorum.
Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Attığı gollerin 1/3'ünü iki Diski maçında attı Yavuz hatırlarsan. Bizden ayrılmak için elinden geleni yaptı. Göztepe'ye ve İzmir'e çok alışmıştı. Oradan gönderilmenin verdiği travmayı yaşadığına inanıyorum. Ertan Koç bizde bu yıl hayal kırıklığı yaratan oyunculardan birisiydi ama Malatya maçında son dakika attığı gol ve Bandırma maçında inanılmaz akıl dolu olan gol pası ile golcü olduğunu kanıtladı. Serkan Turhan'da aynı şekilde, kritik maçlarda çok kritik goller attı. Tayfun'un o şekilde tek bir golünü hatırlıyorum, o da evimizde Mardin'i 1-0 yendiğimiz maçtaki harika kafa golü. Sanırım o maçta Göztepe'liler ya da başka birisi kendisini izliyordu. Belki biraz duygusal olarak konuşuyor olabilirim çünkü kendisine hiç kanım ısınmadı (Özgür Nasuh ve kaleci İlker bile daha sempatik geliyor bana:-))). Ama tarafsız olarak düşündüğümde de bize-hele ki bu dönemde-hiçbir olumlu katkısı olacağına inanmıyorum. Umarım sadece futbolu ile değil her yönden daha kaliteli bir golcü ile anlaşılır. Yok bize gelirse de Tayfun yüzünden sevdamızdan vazgeçecek değiliz, bağrımıza basar desteğimi veririz..Formanın hakkını verdiği sürece...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Sezon Nasıl Bitecek?

 Sezona puan alarak başlayan gençlerimizin yarattığı umut 3 haftada söndü. Geçen seneki Hatay galibiyeti gibi bir anlık parlama bizi mutlu etmişti ama devamı gelmedi. Gol atamadan, neredeyse pozisyon üretemeden geçen 2 haftadan sonra iç sahada alınan 8-1'lik tarihi mağlubiyet, üstüne 6 puan daha silme cezası ile Milli maç arasına oldukça moralsiz girdik. Küme düşmenin en güçlü adayı olarak başladığımız sezonda ligi tamamlayamama ihtimaline geldik.  Bu tablonun 1 numaralı sorumlusu Murat Sancak ve ekibi, sessiz. Artık eleştirilere, hakaretlere maruz kalmaya alışmışlar gibi, cevap bile vermiyorlar. Göstermelik Başkan istifa ederken, zaten çok daha önce TFF sayfasında Başkan'ın ismi Ali Sancak olarak güncellenmişti. Bu neyin istifası, anlamadık.  Daha Eylül ayındayken, sezon nasıl bitecek, az çok belli oldu durum. Ama kötü bitecek olan, sadece sezon değil anlaşılan...