Ana içeriğe atla

Nesine Yar, Nesine?

Nesine.com ile anlaştık, 15.000 TL ödeme yapılması gerekiyordu kulübümüze umarım yapılmıştır. Şimdi biz onların reklamını yapıyoruz, onları sırtımızda taşıyoruz, resmi sitemizde iki ayrı görünür yerde linkleri var. Bu linkler niye var? Çünkü iddaa oynamak isteyenler nesine.com üzerinden oynadıkları her oyun üzerinden kulübümüze para kazandıracaklar. Nesine.com'un bize para ödemesi için yapılması gereken tek bir şey var, kulübümüzün resmi sitesine gireceksiniz, oradan nesine.com linkine tıklayacak ve açılan sayfadan iddaa kuponunuzu oluşturacaksınız. Bu konuda daha hareketli davranmak gerekiyor.

Diğer taraftan yönetime yöneltilen eleştirilerden biri de bu konuda. Proje üretiyorsunuz, ama sanki üretmek için üretiyorsunuz, projeyi ortaya atıp sonrasını takip etmiyorsunuz, diyenler oluyor. Diğer projeler için bu yargıya o kadar net varamam, aksine çabaladığınızı da düşünüyorum ama bu konuda sanki biraz haklı oldu eleştiriler.

Hatta ileri gideyim, bu konunun biraz arka planda kaldığı konusunda haklıyım. Var mısınız iddaaya, Nesine?

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Sevgili Onur son maçı internette seyrederken dikkatimi çekmişti. hatta www.mavilacivert.com un canlı yayın odasına bunuda yazmıştım. Bizim o gün sırtımızda malum firmanın reklamı yoktu. buda benim aklıma parayı alamadığımızdan anlaşmanın iptal olduğu seçeneğini getirdi.

Mustafa Özgür ÇELİK
DexteR dedi ki…
nerde hatırlamıyorum ama geçen hafta ben de ''nesine.com ile anlaşmaya varılamadı'' diye okumuştum biryerlerde :s
Adsız dedi ki…
özür diliyorum şimdi resimlere dikkatli bakınca gördümki o gün sırtımızda reklam varmış.


Mustafa Özgür ÇELİK

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Ahmet Abi...

"O Deli, Kara Çocuk"* Ahmet Kaya; "mümkünse farzedin yaşamamıştır..." Rüzgârım ancak böyle büyük olabilirdi. Ama sen benim için hep kürkçü dükkânı oldun. Ne zaman rakı içmek istesem ya da elimde bir birayla Kadıköy'ün oradaki kayalıklarda otursam, sen vardın dilimde, hangi şarkın olursa olsun, fark etmedi ... Ahmet Kaya, bence Başım Belada albümünün kapağındaki fotoğraftan, dünyaya biraz kostak, az buçuk kibirle bakan, tehlikeli şiir okuyan bir adamdı. O fotoğrafta, üzerindeki palto, babamın uzun yıllar giydiği pal-toya handiyse aynı denecek kadar benziyordu. Hayata sataşan bir adamdı Kaya, tekinsiz... Başım Belada çıktığında yazdı. Çınarcık'a gidiyordum o yaz. Mavi Marmara vapurunun üst katında mavi tahta masalar ve sandalyeler vardı. Biraya başladığıma göre lisede olmalıyım. Tek başına, kirpikleri gölgeli bir çocuk. Nasıl unuturum sözleri: "Bizi güllerin iklimi tüketti / Dudağı yoran bir söze kırıldık / O vahşi beyaz at / Alıp başını gitti / Bir yaz ...