Ana içeriğe atla

Mavi Şimşek bizimle dalga geçiyor...

Gerçekten dalga geçiyor bizim biricik aşkımız... Yüzünü gördüğümüz zamanlar bizi sevdiğini hiç söylemiyor ama daha sonra onu göremediğimiz zamanlarda ise gidip aşkından dağları deliyor...

Günlerdir hatta aylardır deplasman galibiyeti alamadığımızdan bahsediyorduk. Mavi Şimşeğimiz hem deplasman galibiyeti aldı hemde nerdeyse her hafta izleyebildiğimiz bir maçta almadı bu galibiyeti, bizim için şansızlık diyelim... Umarım bu galibiyet çok güzel şeylerin başlangıcı olur. Umarım "Adana"nın çocukları "Adana Demirtspor"umuzuna ihanet etmezler. Umarım herşey çok güzel olur...

Gollerimiz "Dk. 44 Tayfun, Dk. 85 Mustafa Sert (Kendi kalesine), Dk. 87 Alican, Dk. 90+2 Burak" bu şunu gösteriyor çok iyi oynamamışız gibi, son dakikalar Malatya bırakmış. Burada en güzel olan şey ise sanırım Alican ve Burak'ın gol atması. Golü unutmuş golcülerin olunca biraz gol atmaları gerekliliği doğuyor. Herkese iyi pazarlar, saygılar...

Yorumlar

Adsız dedi ki…
ben maça gidip canlı izledim arkadaslar basın türbününde maçta gollerin geç gelmesine bakmayın takım 90 dakıka boyunca üstün oynadı ve çok ama çok güzel top çevirdi alper yeşil birazcık formda olaydı tayfunla beraber maç çok daha farklı olurdu zaten bu maç bizi aldatmasın çünkü malatya çok zayıf bir takım futbolcularımzın hepsi çok çok iidiler ama özellikle defansta cevat ve çok güzel ara pasları atan kaptanımız cem ve oyuna sonradan giren burak la alican çok istekli oynadılar sonuç olarak inş bu bir serinin başlangıcı olur urfa deplasmanında devamı gelir maç sonu futbolcularla ve ercan hocayla konuşma fırsatı bulduk 3-4 adanademirsporlu öğrenci kardeslerimle yaptığımız konuşmalar takımın yeni teknik ekiple havasını bulduğu son olarak abdulkerim hocanın kulakları çınlasın takımı 1-0 dan sonra geriye çekmek korkaklıktan öte birsey değil bizi bunca zamandr deplasmn galibyetine hasret bırakmıştı en çok ta buna sevindim inş güzel günlerin başlangıcı olur bu galibyet....
Adsız dedi ki…
Tüm rakiplerimizin yenildigi hafata alınan bu 4-0 lık net galıbıyet 12Puanlık bir maç oldu

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Ahmet Abi...

"O Deli, Kara Çocuk"* Ahmet Kaya; "mümkünse farzedin yaşamamıştır..." Rüzgârım ancak böyle büyük olabilirdi. Ama sen benim için hep kürkçü dükkânı oldun. Ne zaman rakı içmek istesem ya da elimde bir birayla Kadıköy'ün oradaki kayalıklarda otursam, sen vardın dilimde, hangi şarkın olursa olsun, fark etmedi ... Ahmet Kaya, bence Başım Belada albümünün kapağındaki fotoğraftan, dünyaya biraz kostak, az buçuk kibirle bakan, tehlikeli şiir okuyan bir adamdı. O fotoğrafta, üzerindeki palto, babamın uzun yıllar giydiği pal-toya handiyse aynı denecek kadar benziyordu. Hayata sataşan bir adamdı Kaya, tekinsiz... Başım Belada çıktığında yazdı. Çınarcık'a gidiyordum o yaz. Mavi Marmara vapurunun üst katında mavi tahta masalar ve sandalyeler vardı. Biraya başladığıma göre lisede olmalıyım. Tek başına, kirpikleri gölgeli bir çocuk. Nasıl unuturum sözleri: "Bizi güllerin iklimi tüketti / Dudağı yoran bir söze kırıldık / O vahşi beyaz at / Alıp başını gitti / Bir yaz ...