"O Deli, Kara Çocuk"* Ahmet Kaya; "mümkünse farzedin yaşamamıştır..." Rüzgârım ancak böyle büyük olabilirdi. Ama sen benim için hep kürkçü dükkânı oldun. Ne zaman rakı içmek istesem ya da elimde bir birayla Kadıköy'ün oradaki kayalıklarda otursam, sen vardın dilimde, hangi şarkın olursa olsun, fark etmedi ... Ahmet Kaya, bence Başım Belada albümünün kapağındaki fotoğraftan, dünyaya biraz kostak, az buçuk kibirle bakan, tehlikeli şiir okuyan bir adamdı. O fotoğrafta, üzerindeki palto, babamın uzun yıllar giydiği pal-toya handiyse aynı denecek kadar benziyordu. Hayata sataşan bir adamdı Kaya, tekinsiz... Başım Belada çıktığında yazdı. Çınarcık'a gidiyordum o yaz. Mavi Marmara vapurunun üst katında mavi tahta masalar ve sandalyeler vardı. Biraya başladığıma göre lisede olmalıyım. Tek başına, kirpikleri gölgeli bir çocuk. Nasıl unuturum sözleri: "Bizi güllerin iklimi tüketti / Dudağı yoran bir söze kırıldık / O vahşi beyaz at / Alıp başını gitti / Bir yaz ...
Yorumlar
resimlere bakınca çok imrendim sizlere.. takım galip, son çeyreğe girmişiz, bahar havası, istanbulu fethetmiş ankaraya dönüş yolundasınız, ellerde biralar... daha ne olsun! (hep kahır hep kahır öyle değil mi?)
bana neden gelmedin diyecek olursanız işte cevabım: bizim partinin pazar günü dikmende ahmet arif parkında halk şenliği vardı. oarada sorumlu olduğum için katılamama gibi bir mazeretim olamazdı işte bu yüzden gelemedim arkadaşlar... karabük maçında adana'da görüşürüz!